Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 08 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Alexander Radsby
Grafik Tasarımcı { www.aeform.net }
Alexander Radsby

Henüz 19 yaşında, genç bir grafik tasarımcısınız. Bu alandaki üstün yeteneğinizin yanında programlama üzerine de eğitim aldınız ve o konuda da oldukça iyisiniz. Gelecek için en büyük hayaliniz nedir? 30 yaşınıza geldiğinizde nerede olacağınızı hayal ediyorsunuz?

Yaratıcı ve yetenekli insanlarla ortak tasarım ve sanat projeleri üretebilmeyi hayal ediyorum. Serbest olarak veya herhangi bir tasarım stüdyosu dahilinde. Geleceğe baktığımda; 30 yaşına geldiğimde, ödüllü bir firmada 'yaratıcı ve yetenekli insanlarla' birlikte çalışıyor olduğumu görüyorum.

Ülkeniz olan İsveç'i nasıl tanımlarsınız? Orada sanat, insan ilişkileri, hükümetler, sokaklar, galeriler nasıl? Bize biraz bilgi verir misiniz?

İsveç, her açıdan çağdaş ve dost canlısı bir ülke. Hükümeti belki de dünyadakiler arasında en iyisidir. İsveç'te birbirimize daima yardım ederiz. Hayatı daha kolay yaşanır hale getirmek için elimizden gelenin en iyisini yaparız. Çekingen insanlarızdır fakat sanatı, müziği, sinemayı, kültürü ve yaşamı, yani hayatı yaşanabilir kılan her şeyi destekleriz.

"Wanna Go?" adlı illüstrasyon çalışmanızda Pisa Kulesi'ni, Eyfel'i ve Özgürlük Anıtı'nı bir arada görüyoruz. Ülkenizi terketmeyi, başka bir yerde yaşamayı hiç düşündünüz mü? 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz?

Dünyada ziyaret etmek istediğim birçok yer var. Bir hayata sığmayacak kadar çok... Amerika'da çalışmayı istiyorum. New York hayatını yaşamayı. 10 yıl içinde sanırım orada yaşıyor ve çalışıyor olacağım.

Web Programcılığı alanında ders aldığınız Kalmar Üniversitesi'nin logosunda bir anahtar görüyoruz. Sizce bu anahtar hangi kapıları açıyor? Ülkenizde iletişim ve tasarım eğitiminin yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? "Sanat öğretilemez" düşüncesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başta sadece bir tasarımcıydım. Öğeleri daha 'güzel' göstermek için çalışırdım. Aldığım eğitim sayesinde web uygulamalarını da benimsedim. Artık sorunları ve çözümleri birlikte düşünebiliyorum. Bu sayede hem harika görünen siteler yapabiliyorum, hem de onların en iyi şekilde işleyebilmelerini sağlayabiliyorum. Artık iki güce de sahibim. Bu özelliğimin bana büyük ölçekli projelerde de önemli katkıları oluyor. Teslim tarihleri, saatler, sorunlar ve çözümler...

İsveç'te iletişim ve tasarım eğitimi veren çok fazla yer var. Dünyanın en iyi dijital medya okullarından biri olan Hyper Island (www.hyperisland.se) İsveç'te bulunuyor.

"Sanat öğretilemez"... Bence teknik ve teori kesinlikle öğretilebilir. Ancak kimse yaratıcı olmayı öğrenemez. İlham almak ve sanat üretmek için zaman harcamayı istemek öğrenilebilecek şeyler değildir. Onu siz kendi içinizde bulmalısınız.

Yarın uyandığınızda banka hesabınızda sınırsız bir paranın olduğunu öğrenseydiniz, ilk olarak ne yapardınız?

Filipinler'deki akrabalarıma gönderirdim.

Bir tek şansınız olsaydı, yemek masanızı tarihin hangi döneminde, hangi sanatçılarla paylaşmak isterdiniz? Sanat tarihinde sizi etkileyen isimlerden söz eder misiniz?

Şu anda yemek masamı James Widegren (www.idiocase.com) ve Jens Karlsson (www.chapter3.net) ile paylaşmak isterdim. Tarihte ise en çok ilgileneceğim kişi Andy Warhol olurdu. Fakat ben daha çok; Depthcore'daki, KDU'daki insanlar gibi modern dijital sanat icracılarından etkileniyorum.

Müziğin, eser yaratma aşamasında ruh haliniz üzerinde etkisi oluyor mu? Hangi sanatçı ve grupları tercih ediyorsunuz?

Müzik, yaratıcı sürecimin büyük bir bölümünü oluşturuyor. Onsuz yaşayamıyorum. Her şeyi dinlerim, çoğunlukla da Indie, Rock ve Blues tarzlarını. Silverchair, Nirvana, Blindside, Hives ve White Stripes gibi grupları tercih ediyorum.

Sinemayla ilgileniyor musunuz? Avrupa sinemasını ve Hollywood tarzını karşılaştırdığınızda nasıl bir tablo görüyorsunuz? En son hangi filmi izlediniz?

Evet ilgileniyorum. Avrupa sinemasının yapıtları, Hollywood'un "büyük ve pahalı" filmleriyle karşılaştırıldığında daha ciddi ve sanatsal özellikler taşıyor. Avrupa sineması daha gerçek. Onlar daha çok gerçek durumlarla ilgili filmler yapıyorlar. İki türü de seviyorum, ikisi de olmadan yaşayamam. Yakın zamanda Johnny Depp'in oynadığı "Finding Neverland"i izledim. Harika bir filmdi. Sanatsal ve ciddi... Ve anahtar nokta şuydu; "hayalgücünün kilidini aç"... Tam anlamıyla muhteşem.

Her geçen gün büyüyen kapitalizm, marka düşkünlüğünü de insanlar için bir hastalığa dönüştürdü. Sizin de, bir ürününü kullanırken daha iyi veya daha güçlü hissettiğiniz marka veya markalar var mı?

Evet bazı markalar var. Coca-Cola'yı severim, Pepsi'yi değil. O daha çok su katılmış kola gibi. Ayrıca bu aralar bir Mp3 çalar satın almayı düşünüyorum. Düşündüğüm tek marka ise Apple. Diğerleri işe yaramaz. Ayrıca vegan ayakkabıları severim, sadece Macbeth olanları tabii.

Bak Dergisi'nin 8. sayısının konusu "Ben". Bu sözcüğü duyduğunuzda aklınıza ne geliyor? Bize kendinizi üç sözcük veya bir cümleyle nasıl anlatırsınız?

Yaratıcı, İsveçli, komik...

"Dünyada ziyaret etmek istediğim birçok yer var. Bir hayata sığmayacak kadar çok... Amerika'da çalışmayı istiyorum. New York hayatını yaşamayı. 10 yıl içinde sanırım orada yaşıyor ve çalışıyor olacağım."

- Alexander Radsby / Bak 08
  • Bir tür asansör; diğerlerinden soyutlanma ve diğerlerine somutlanma arasında.

    Onu Baycan
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder