Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 06 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Rengim Mütevellioğlu
Fotoğrafçı { ennil.blogspot.com }
Rengim Mütevellioğlu

Türkiye

Sadece Turkiye’de...

Dilimin ucuna dolanan merhaba sözcüğü. Üzerinde iki noktalı ö ve ü harfleriyle dolu anlayamadığım cümlelerden oluşan türkçe bir kitap. Güçlü Anadolu anlamına gelir ancak, Fransız okul kitaplarında Kemalist Laik Turkiye Cumhuriyeti diye geçer (La Republique Laique et Kemaliste de la Turquie).

Hangi şehirde olursam olayım; Cumhuriyet meydanı, Ataturk Bulvarı. Yağmurlu Üsküdar sokaklarındaki çamurlu mendiller ve ODTÜ kampüsünde yapılan bahar şenliklerindeki ıslak çimenler. Çay kokan Karadeniz ve yanı başında bulunan buz gibi soğuk Ege denizi. İstanbul’dan Ağrı’ya uzanan yeşil yaylalar ve kahverengi bozkırlar.

Nazım Hikmet’in kızıl saçları ve frambuazla böğürtleni ayırt edemeyen pastaneler. Mıhlama ve zeytinyağlı dolmaya eşlik eden saz, kemençe, göbek havası ve her düzlükte tepilen horonlar. Biraz Garip, biraz da Pamuk gibi.

İnce belli bardağım.

Gürcistan

Vahşi ve balta girmemiş yeşil bir orman.

Dışı sade içi süslü ve janjanlı sahte sarışın ortodoks komşu kızı. Aynı zamanda bana mutluluğu ve hayatı tanıtan, soyadı ishviliyle biten, yol ortasında gezmeyi seven kapkara sineklerle etrafı sarılmış toplu ve tatlı bir inek. Tatlı bir şarap içen, mavi gözlü yakışıklı da olabilir.

Adeta kusarmış gibi konuşan zarif gençler. Zaten duvara bir tabak spaghetti atmışlar, gürcüce harfleri yaratmışlar. Spaghetti, aslında bol yağlı ve hamurlu bir börekdir; nemli ve yağmurlu uzun bir bulvar da olabilir aslında. Ya da Gül Devriminin getirdiği parlak pembe renk ve rengin işgali altında bulunan Art Nouveau tarzı balkonlar.

Adjara, yasak Abazya ve Özurgheti. Batum, Poti, Kutaisi,Tiflis. Rustaveli caddesi ve Puskin sokaği. Bazen parlak ve alakasız renkli ışıklar. Joseph Vissarionovich Dzhugashvili’nin doğduğu küçük tahtadan bir kulübe. Ayakkabı tamircisinin dükkanının arkasinda bulunan Lenin posteri.

Fransızca öğrettiğim kurnaz çingene: “Je m’appelle Canard” (“İsmim Ördek”).

Fotoğraf

Herşey. Herkes.

Kavun, karpuz.

Kötü kötü bakan adam, peşimden koşuşturan çocuklar.

Aklıma gelen eski bir rüya, dünyayla paylaşmak istediğim gizli ve çözülmesi zor bir mesaj.

Beynimin derinlikleri, insanların gözleri.

Benim fotografta en çok aradığım şey, insanların kendi hikayelerini yaratmaları. Nasıl ben herhangi bir fotoğrafa, resme, heykele baktığımda kafamın içinde bir hikaye yaratıyorsam başka insanların da aynı şekilde kendi dünyalarını görmelerini istiyorum. Eğer amacım bir mesaj vermek ya da birisini tanıtmak degilse, bilgi vermeden olay sunup, seyircilerin ilk düşüncelerini almayı seviyorum. Bir avuç insanı bilmedikleri, anlamadıkları bir şey üzerine düşündürmek istiyorum, bari onlar düşünsünler de kolaya kaçmasınlar diye.

Beyaz

Boş bir tuval.

Çin’de ölümü batıda namusu simgeler. Aynı zamanda Fransa ve Rusya’da kraliyet’in rengi.

Beyaz bir ten ve onu örten hafif bir yaz elbisesi.

Dijital Fotoğrafçılık

Film fotoğrafçılıktan daha ucuz.

Çok daha ucuz.

İdol

Hayatımda hiç tanışmadığım insanlardır.

Genelikle büyük bir iş başarmamışlardır. Genelikle kitaplarda bulunurlar. Genelikle Rus olurlar bazen Türk de olur aralarında. Amerikalısına rastlamak zordur.

Genelikle dürüst ve inandıklarını savunan insanlardır. Tabii bazen hiç birşeyi umursamazlar. Onlar hakkında herşeyi bilirim ama hiçbirşeyi bilmem. Omnipresent bir varlık olsam bile onları bir camın arkasından izlerim, adeta bir Tanrıyımdır.

Çoğunlukla üç isimleri vardır. 19 ya da 20 inci yüz yılda yaşamışlardır.

Gözümü kapattığımda onları görürüm, gözümü açtığımda hala ordalarsa ya aşık ya da kafayı yemişimdir.

Ne olursa olsun bana hep ilham verirler.

Sinema

Nedense insanlar fotoğrafla ilgilendiğinde anında sinemayla da bir ilgin olduğunu düşünür. Oysa benim sinemayla ilgim sıfır. Arada sırada güzel bir filme gitmeyi severim ama benim ilgi alanım değildir. Konusundan pek bir şey anlaşılmayacak iyi bir bağımsız sinema filmine hayır diyemem açıkçası.

Korku

İğneler, bol bol iğneler, sivri, gri iğneler.

Oyun

Evin önünde ip atlayan çocuktan masanın başında kart oynayan ninelere kadar.

İnsanı eğlendirecek, mutlu edip bir kaç saniyeliğine de olsa başka dünyalara götürüp rahatlatacak birşey. Monopoli oyununda kazandığınızda güldüğünüzde, ip atlarken havada durduğunuz bir kaç saniyede, yanında mutlu olduğunuz insanlarla paylaştığınız bir kaç dakkika.

Tabii kaybetmesini de bilmek lazım.

2050

Çok uzakta. Carpe diem, carpe diem.

"Beyaz... Boş bir tuval. Çin'de ölümü batıda namusu simgeler. Aynı zamanda Fransa ve Rusya'da kraliyetin rengi... Beyaz bir ten ve onu örten hafif bir yaz elbisesi."

- Rengim Mütevellioğlu / Bak 06
  • harika,bence fotağrafçılık+yazarlık olmalı. ülkü(teyze)
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder