Sayın Frost, öncelikle ilginiz ve katılımınız için size teşekkür etmek istiyoruz. Umarız röportajdan keyif alırsınız.
Sonunda iyi sorular! Ben teşekkür ederim.
Çoğu insana göre, bir sanatçının hayatında çocukluk en önemli dönemdir. Bize çocukluğunuzdan bahsedebilir misiniz? Nerede büyüdünüz? Kişiliğinizi ne tarz olaylar etkiledi?
Tanrım bu uzun sürebilir.. Ben bir göçebeyim. İngiltere’nin Brighton şehrinde doğmuşum ve ben 18 aylıkken ailemle beraber Kanada’ya göç etmişiz. Vancouver’in yakınında White Rock adlı küçük bir şehirde büyüdüm. Her zaman dışarıdaydım. Hayatım boyunca 45 farklı evde yaşadım. Hep yeni çocuk, dışarıdan gelen oldum. Dolayısıyla da çocukluğumu çitin üzerinde oturup gözlem yapmakla geçirdim. Bu beni iyi bir dinleyiciye dönüştürdü ki kariyerimde bana büyük yardımı olmuştur. İngiltere’de, Kanada’da, tekrar İngiltere’de, Japonya’da, İngiltere’de ve şimdi de Avustralya’da yaşadım. Babam dizgiciydi ve Vancouver Sun’da çalışıyordu. Beni yazmakla ve kelimelerle oynamakla o tanıştırdı.
1989 yılında Pentagram’a katıldınız ve sadece 3 yıl sonra, 27 yaşındayken en genç ortakları oldunuz. 1995’te kendi stüdyonuzu kurdunuz; Frost Design. Başarı sırlarınız nelerdir? Sizi başarılı olmak için ne motive eder?
Motivasyonum şuydu ki; ben kendimi iyi hissedeceğim bir yere gelmek istiyordum. Tasarımcı olmak harika bir şey. Ama yaratıcı olmak için politikalardan ve sınırlamalardan bağımsız yaşamanız gerekiyor. Bana göre şirketimin tam kontrolü bende olmalı ki iyi işler üretebileyim.
Çeşitli tasarımlarla birçok ödül aldınız. Geriye dönüp baktığınızda, en çok hangi işinizle gurur duyuyorsunuz?
En çok son işimizle gurur duyuyorum. Bugün yaptığım işle. Çok şey öğrendim ve öğrenmeye devam ediyorum. Bence kendinizi rahatlık bölgenizin dışına çıkarabilmek çok önemli. Bakalım garip bir yerdeyken batıyor musunuz, yoksa yüzebiliyor musunuz?
Tasarımlarınıza baktığımızda cesur bir tipografi, büyük imgeler ve kontrast görüyoruz. Hangi tasarımcılar size ilham verdi? Böylesine güçlü bir tipografik tarzı yaratmayı nasıl başardınız?
Sanırım birşeyler yaparken birden ortaya çıktı. Tasarımlarımla gerçek hayatta olduğumdan çok daha iyi kendimi ifade ediyorum. Yaptığım işin görülmesini istedim hep, es geçilmesini değil. Alan Fletcher, Nevel Brody, Fabion Baron, Alexy Brodovitch gibi tasarımcılar beni oyuncu olmaya ve boş bir sayfaya güvenle bakmaya alıştırdılar.
"Başarılı tasarım"ı nasıl tanımlarsınız? Bir grafik tasarımcının dikkat etmesi gereken hatalar nelerdir?
Dosyadaki talebi ve daha fazlasını cevaplayan tasarım. Dosyayla beraber gelen fırsat sonucu ortaya çıkan eşsiz bir fikir. Bu bir şeyi var etmek için seninle müşteri arasında olan bir anlaşma. Bir fikre hayat vermek ve onu gerçek kılmak.
Hemen her tasarımcının hayallerinin projesi vardır. Sizin böyle bir projeniz var mı? Önümüzdeki birkaç yılda neler yapıyor olacaksınız? Gelecek planlarınız neler?
Gerçekten geleceği fazla düşünmemeye çalışın. Bugün olduğum yerden çok memnunum ve odak noktam şu an üzerinde. Hayalimdeki işler şu an yapıyor olduklarım. Sidney’deki 400 park için kurumsal kimlik çalışması, Sidney dans şirketi için sahne tasarımı, televizyon reklamları vb. İşler beni bir "baskı" tasarımcısı olmanın ötesine taşıyor ve bazen beni endişelendiriyor. Ama sonuçta atlatıyorsun ve güven kazanıp bir dahaki projene daha sağlam başlıyorsun.
Bize çalışma alışkanlıklarınızdan bahseder misiniz? Sizi neler rahat veya rahatsız hissettirir, ve nasıl bir ortam konsantre olmanıza yardımcı olur?
Sanırım ilk kısımda bunu cevapladım. Her yerde konsantre olabilirim. 26 kişinin sürekli beni sıkıştırıp, projelere soktuğu yoğun bir açık stüdyom var. 3 tane küçük çocuğum var ve onlar da gecenin bir yarısı kalkıp aynı şeyi yapıyor.
Biraz da hobilerinizden bahsedelim. Sizi iş dünyası dışında ne mutlu eder? Ne tür şeyler rahatlamanıza yardımcı olur?
Çocuklarımla olmayı seviyorum. Sörf yapmayı ve koşmayı seviyorum. Hobim bir tasarımcı olmak. Bu bir meslek değil. 9-5 işi de değil. Bu sıcak, boğucu bir duygu ve beni hiç bırakmıyor. Bir şeyi gerçeğe dönüştürmeyi seviyorum. Bir fikri kırmak bana büyük bir haz veriyor ve zorluklar da bu duyguları kapsıyor ve başkalarına iletmeme yardımcı oluyor.
Bu sayıdaki temamız "2050". Dünya 44 yıl sonra nasıl olacak?
Bitmiş.
"Hayalimdeki işler, şu an yapıyor olduklarım."
- Vince Frost / Bak 04