Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 03 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Carlos Baena
3D Sanatçısı { www.carlosbaena.com }
Carlos Baena

Öncelikle ilginize çok teşekkür etmek istiyoruz Sayın Baena. Bak Dergisi’nde sizi konuk olarak görmek büyük bir zevk.

Zevk ve onur bana ait. Ben teşekkür ederim.

1994 yılında okumak için Amerika’ya gittiniz. Eviniz Madrid’den ayrılırken neler hissettiniz? Neden Amerika’yı seçtiniz?

Amerika’yı seçmemin birçok sebebi vardı. Bir kere, İngilizce öğrenmek istedim... Hep istemiştim zaten. Sonra, sanatı da ayrıca Amerika’da okumak istedim. Ayrıca, o sıralar kaykay yapıyordum ve San Francisco 90ların başında kaykay alanında bir numaralı şehirdi. Yani temelde birkaç sebebin birleşimiydi. İspanya’dan ayrılmak gerçekten zordu ama aynı zamanda da bunun iyi birşey olduğunu biliyordum.

İspanya’yı özlüyor musunuz?

I do miss Spain all the time. Especially when your entire family lives there.

San Francisco Üniversitesi’ndeki sanat akademisine gittiniz. Orada verilen eğitimden söz edebilir misiniz? Okulu sever miydiniz yoksa çoğu öğrenci gibi mi düşünürdünüz? ;)

Sanat Akademisindeki deneyimim aslında güzeldi, en iyi arkadaşlarımı orada edinmem açısından. Eğitim açısından ise animasyon sanatını özlüyordum. Yani orada öğrendiğim şeyler daha çok yazılımla ilgili, animasyon sanatını da bir yandan öğrenebilmek için okuldan arkadaşlar bulmak zorunda kalmıştım. Daha çok yeraltı bir öğrenme şekliydi:)

İlk önce, M&M reklamları için çalıştığınız Will Vinton Stüdyolarında çalışmaya başladınız. Nasıl başladığınızı hatırlıyor musunuz?

Evet, hatırlıyorum. İlk işim olduğu için oldukça gergindim...şansıma birlikte çalıştığım herkes bana karşı çok yardımsever ve sabırlı davrandı. M&M’in uluslararası reklamları üzerinde çalışıyordum...geceleri de "PJ’s" diye bir televzyon şovu için animatör çalışmaları yaptıran bir sette Stop-Motion çalışma fırsatı buluyordum. Stop-Motion oldukça zor çıktı...ama aynı zamanda animasyon açısından çok iyi bir öğrenim deneyimi oldu.

İki yıl sonra ise Industrial Light & Magic’te çalışmaya başladınız. Belki de hikayenizin en heyecanlı yanlarından biri bu. Orada Jurassic Park III, Star Wars Episode 2: Attack of The Clones ve Men In Black 2 gibi filmlerde çalıştınız. Bize bu filmlerdeki çalışma tecrübelerinizi aktarır mısınız?

ILM’de yaptığım işlerin çoğu gerçekçiydi...insan animasyonlarından yaratıklara. Çizgi film animasyonu da yapsanız gerçekçi animasyon da yapsanız, hepsinin kendi zorlukları vardır. ILM’deki önemli şey karakterleri öyle bir yaratmalıydık ki hem aynı dünyada yaşıyormuş gibi hem de doğal görünmeleri gerekiyordu. Bu yüzden elimden geldiğince hareketli hayvan referansları, spor arşivleri üzerinde çalıştım. Bu bana çok yardımcı oldu. Ve sürecin kendisi de herhangi bir stüdyodakiyle aynı. Üslerinizle işleri tartışmak için haftalık toplantılar falan yapılıyor ya da "günlükler" olarak anılan toplantılar.Burada neredeyse tüm animatörler süpervizörlerle beraber değerlendirme yapıyor. Ve tabi hangi şov üzerinde çalıştığıma ve onun dinamiklerine bağlı olarak değişiyor. Her şov farklıydı. Diğer animatörlerden de aynı derecede değerlendirme aldım. Bu çok kullanışlıydı ve bana çok yardımcı oldu, çünkü işimde ilerlememi sağladı ve sadece minimumla yetinmememe yol açtı. Beraber çalıştığım bazı animatörler yapısal açıdan çok eleştireldi... Bu da benim yaptığım her çekimde yerimi bulmamı sağladı.

George Lucas’la kişisel olarak tanışma imkanı buldunuz mu?

Onunla tanıştım...ama beni hatırladığını hiç sanmıyorum. Eminim günde 500 kadar insanla tanışıyordur.:)

Bu kadar büyük bir başarıdan sonra adınızı "Finding Nemo", "The Incredibles" ve son olarak "Cars" gibi büyük Pixar filmlerinde duymak bir sürpriz değil. Pixar maceranız 2002 yılının Haziran ayında başladı. Bu nasıl oldu?

ILM’de çalışırken bir yerden sonra anladım ki çizgi film tarzı işleri özlemişim. Gerçekçi animasyonu çok seviyorum ve benim için öğrenmek harikaydı...ama bir yanımın çizgi film alanını öğrenmek istediğini hissediyordum. Pixar her zaman aklımdaydı. Milyonlarca kez başvurdum ve her gelen ret mektubu daha iyi olmam gerektiğini hatırlatıyordu, öğrenmeye devam ederken eğlenmeyi de unutmamamı...bu da işlerime yansıyacaktı. Sonuçta ben "Men In Black II" üzerinde çalışırken, Pixar’da çalışma fırsatı sunuldu ve iki kez düşünmedim bile. ILM’deki birçok insanla çalışmayı çok özleyeceğimi biliyordum...ama işi açısından biliyordum ki derinlerde Pixar gitmek istediğim yerdi. Neredeyse 4 yıl sonra, hala ilk günkü gibi heyecanlıyım...ve çalıştığım iki projede olsun sıradaki projelerde olsun çalışma şansı bulduğum için çok şanslı hissediyorum.

Bu biraz zor, belki de saçma bir soru ama... Bize en çok hangi Pixar filmini sevdiğinizi ve nedenini söyler misiniz?

Sanırım "Incredibles"la "Cars" arasında kalırdım. Değişik sebeplerden. Süper kahraman çizgi filmleri ve arabalara meraklı bir çocuktum...yani bununla çok ilgisi var. İki deneyim de inanılmazdı. Brad Bird’den de John Lasseter’den de çok şey öğrendim. "Cars", Pixar’da çalıştığım süre boyunca üzerinde en çok çalıştığım projeydi ve daha zorlu animasyonlar yapmam için bana güvendiler. Bu yüzden bu işten kişisel olarak daha çok zevk aldım.

Teslim tarihleri yaklaşırken ciddi bir baskı hissediyor olmalısınız, hepimizin bu işlerde hissettiği gibi. Ama özellikle animasyonda gerçekten sabır gerektiren bir süreç söz konusu: icra etmek. Modellemede hangi yazılımları ve ne tür bilgisayarları kullanıyorsunuz?

Biliyor musunuz, teknik açıdan beni yakaladınız. Pixar’daki diğer teknik alanlarla o kadar tanışık değilim. Bu soruyu yanıtlamak için doğru insan olduğumu sanmıyorum.

Gelecekteki en büyük amacınız nedir?

Bilirsiniz, bir taraftan müzik yapmaktan zevk alıyorum, genelde beste ve müziği filme ekleme dalında. Bu her zaman daha çok içinde olmak istediğim birşey olmuştur. Ayrıca storyboard ve kurgu konusunda da çok şey öğrendim. Sanırım gelecekteki amacım Pixar için büyük işlerde çalışmaya devam etmek, öğrenmek istediğim ve ilgili olduğum film dallarında bilgimi artırmak ve projelerime devam etmek, belki son zamanlarda es geçtiğim sosyal hayatımı artırmak...ve tüm bunları yaparken çok eğlenmek. Yaptığım her ne olursa olsun ondan zevk almak benim için çok önemli, aksi halde birşeylerin eksikliğini hissediyorum.

Ne tür müzik dinliyorsunuz?

Müzik koleksiyonumun 2/3ü Film Müzikleri...Onlardan ilham alıyorum. Geri kalan da endüstriyel müzik/elektronik ve hip hop karışımı.

Üçüncü sayımızın teması "eski". Bu kelime size ne ifade ediyor? Eski günlerden ne hatırlıyorsunuz? Neyin özlemini çekiyorsunuz?

"Eski"... Birçok şeydir. Eski günlerden aklıma 97 yılında büyük perdede Star Wars Özel’i izlemek için bilet sırasında beklemenin heyecanı geliyor. Bir film izlemek için heyecanla bekleyen bir sürü insan...ve bir arada izlemek için beraber çığlık atmak için. Evde film izlemek popülerleştikçe eminim bu tip sahneler artık tekrarlanmıyor olacak...ve daha çok Multiplex Sinema salonalrı açıldıkça. Eski sinema salonları bir şekilde özlediğim birşey ve yılları geçtikçe yerlerinde kalmalarını isterdim.

"Yaptığım her ne olursa olsun ondan zevk almak benim için çok önemli. Aksi halde bir şeylerin eksikliğini hissediyorum."

- Carlos Baena / Bak 03
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder