Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 02 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Andrio Abero
Grafik Tasarımcı { www.33rpmdesign.com }
Andrio Abero

Bildiğimiz kadarıyla Filipinlisiniz. Eğitiminiz ve kültürünüz tasarımlarınızı etkiliyor mu?

Ben birinci göbekten Filipin-Amerikalıyım, ve Vancouver’ın banliyölerinde büyüdüm. Ailem Filipinli, beni ve kız kardeşimi okutmak için çok çalışmışlar. Bir tasarım okulunda okumak istediğimi söylediğimde pek mutlu olmadılar. İllüstrasyon ve grafik tasarım alanındaki kariyer fırsatlarını tam olarak anladıklarını sanmıyorum, ama yine de destek oldular. Sanırım, onların nereden geldiklerini ve ne kadar çok çalıştıklarını bilmek bana tüm hayatımı oluşturmakta ilham verdi.

İlham dünyanızda müziğin rolü nedir?

Ben 80lerin pop müziğiyle büyüdüm. Tüm çocuklar gibi lisede alternatif müziğe ilgi duydum, ama kısa zaman sonra çocukların komik kıyafetler giydiği ve çılgın saçlar yaptığı bir yeraltı müziği keşfettim. Bunun havalı ve benzersiz olduğunu düşündüm. Ciddi bir şekilde yerel Portland müziği dinlemeye ve doğal olarak ulusal indie grupları beğenmeye başladım. Poster tasarımı ve albüm sanatıyla tanışmam bu sayede oldu. Dinlediğim grupların albüm kapaklarını ve posterlerini hazırlamanın çok iyi olacağını düşündüm hep.

Şu sıralar tasarım dışında neyle ilgileniyorsunuz?

Neredeyse bir buçuk yıl önce break dansa başladım. Seattle bunu yapan gençler için çok uygun bir yer ve birçok insan bunun 80’lerde öldüğünü iddia ediyor. O zamanlar gerçekten popülermiş, 90larda yeraltına inmiş, şimdi yine popüler sanata dahil oluyor ama iyi olmak için gerçekten zaman ve azim gerekiyor. Ben haftada en az üç ila beş gece çalışıyorum. Ayrıca kız arkadaşım ve kedimizle de çok vakit geçiriyorum. Seyahat etmeyi çok seviyorum. Kısa süre önce Japonya’ya ilk kez gittim ve Japonca öğrenmeye karar verdim.

Tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz?

Sanırım tasarımcı olma fikri üniversite yıllarımda kendi kendine ortaya çıktı. Tasarım, kelimeler ve imgelerin kombinasyonundan oluşan harika bir ifade şekli. Ayrıca ilginç insanlarla ve projelerde çalışmak, aynı zamanda bundan para kazanmak da harika.

Nelerden etkilenirsiniz?

Seattle’da müzik alanında etkili olan birçok tasarımcı var. Jeff Kliensmith’ın tasarımları ilk başlarda bana çok ilham verdi, daha sonra Shawn Wolfe ve Ames Bros ve tabi ki Art Chantry. Hepsinin cesur ve ilginç el yapımı örnekleri ve imge kullanımları var, hepsi de Northwest rock estetiğinin özelliklerini taşıyor.

Daha önce Electronic Arts için çalıştınız. Orada ne tür işler yaptınız?

Alt kademe bir arayüz tasarımcısı olarak başladım ve birkaç başlıkta kurşun kalem kullanan bir tasarımcı olarak yukarı tırmandım. Genelde Photoshop’ta stil tahtaları ve sahne planları yapmayı gerektiryordu işim. Orada çalışmak harikaydı, ama sadece bu kadar araba oyunu üzerinde çalışabilirdim.

Bir poster tasarlarken nelere dikkat edersiniz?

Cesur ve basit grafiklerle gelenekselden uzak planlar yaratmaya çalışıyorum. Tipografi benim için gerçekten çok önemli, bu yüzden güvenli bir şekilde en üste ya da en alta yerleştirmektense, yazı ve görüntüyü birleştirmeye çalışıyorum. Doğru renk kombinasyonu ve kaplama ile bitirici öğe kullanımı azdan çoğu elde ederek tasarımı daha ilginç hale getiriyor.

Genelde hangi araçları kullanıyorsunuz?

Tasarımlarımın çoğunu bilgisayarda yapıyorum. Fikirlerin hızlıca taslağını çıkarıp tarayarak bilgisayara aktarıyorum. Bazen projelere el de değmesi gerekebiliyor, o zaman tasarımın çıktısını alıp üzerinde kalemle çalışıyorum ve bilgisayara yeniden geçirmeden önce elle ayarını iyice yapıyorum. Gösteri posterlerinin ekran çıktısını da kendim yapıyorum, böylece kurgudan tasarımın son aşamasına kadar herşey evde yapılmış oluyor.

Bundan beş yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? Hayattaki en büyük amacınız nedir?

Beş yıl içinde New York’ta yaşıyor ve çalışıyor olmayı istiyorum. Yeni bir stüdyoya taşındım ki bu benim için büyük bir başarı. Yetenekli birçok arkadaşımla çalışıyorum. Bir gün; tanıtım vitrini, galeri ve tasarımın bir arada olduğu bir yer açmak istiyorum. Şu an hayattaki en büyük amacım dünyayı dolaşmak ve Amerika’yı kendi kendime bisikletle turlamak.

Hep sorulan o klasik soru: Dijital mi analog mu?

Bazen keşke analog yaşasam diyorum ama artık herşey çok ani ve dijital. Bu plakları mp3lere tercih etmek gibi birşey olurdu. iPodumu sevsem de, bir CD getirtmekten nefret ediyorum, çünkü bu benim için en sağlam medya kolu değil, işin biter bitmez dosya halinde başka yere yolluyorsun. Eskiden daha çok plak alırdım ama oturup dinleyecek vaktim yok. Birçok işi bir arada yürütmek açısından dijital dünya bana büyük kolaylık sağladı ama sonuçta beni hayattaki basit şeylerden zevk alamayacak kadar da meşgul etmeye başladı.

Sizce başarılı bir tasarım nasıldır? Birkaç örnek verebilir misiniz?

Tek bir kelime ya da imaj kullanarak cesurca iletişim sağlayan bazı şeyler. Şu an aklıma bir örnek gelmiyor.

İkinci sayımızın teması "beyaz". Bu kelime sizin için ne ifade ediyor?

Yeni bir başlangıç geliyor aklıma. Ayrıca beyazın yeni siyah olduğunu düşünüyorum. Yeni ürünler beyaza kaymış durumda. Ben bile daha fazla beyaz giyinmeye başladım, ama beyaz kemerlere katlanamıyorum.

"Tasarım, tek bir kelime ya da imaj kullanarak cesurca iletişim sağlayabiliyorsa başarılıdır.

- Andrio Abero / Bak 02
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder