Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 10 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Heimo Schmidt
Fotoğrafçı { www.heimophotography.com }
Heimo Schmidt

Orson Welles'in "The Lady from Shanghai"ından Woody Allen'ın "Play It Again, Sam"ine kadar birçok filmin unutulmaz sahnelerine ev sahipliği yapan Kaliforniya'nın Sausalito kentindesiniz. Bu şehri seviyor musunuz? Günleriniz nasıl geçiyor?

Evet, Sausalito'yu çok seviyorum. Bir yerde yaşamak ve orayı ziyaret etmek çok farklı şeyler. Sausalito, Francisco körfez bölgesinin bir bölümü. Buraya gelecek olan insanların kendilerine zaman sınırı koymamalarını öneriyorum. Sadece Sausalito'yu gezmesinler, araştırma yapsınlar, orada yaşayan birini bulsunlar ve nereye gidip nereye gitmemeleri gerektiği konusunda tavsiyeler alsınlar.

İzlanda fotoğraflarınız birbirinden güzel ve gizemli görünüyor. Böyle bir fotoğraf serisi yaratmak için İzlanda'yı seçmenizin nedeni neydi? Bu ülke size ne hissettiriyor?

İzlanda'yı seçtim çünkü bu ülkeyi ilk ziyaretimde manzara ve insanlar karşısında büyülenmiştim. İzlanda manevi evim ve birçok sanatçı gibi benim de ilham kaynağım oldu. Oradayken tam anlamıyla yaşadığımı hissediyorum.

Ne tür ekipman kullanıyorsunuz? Sadece dijital fotoğraf makineleriyle çalışmayı mı tercih ediyorsunuz, yoksa geleneksel yollarla da çekim yapıyor musunuz?

Öncelikli olarak 8x10 ve 4x5 makineler kullanıyorum. Tabii daha eski, orta format olanları da. Daha sonra filmleri taratıyorum ve dilediğim düzenlemeleri yapıyorum. Dijital fotoğraf makinelerini sadece kurumsal işlerde, talep edildiği zaman elime alıyorum. Geleneksel yolları fazlasıyla tercih ederim.

Fotoğraflarınız, renkleri ve yerleşimleriyle yalnızlığı ve hüznü hissettiriyor. Karelerinizdeki figürlerin bakışları soğuk ve oldukça anlamlı. Belki de en güzel fotoğraf setlerinizden biri için İzlanda'yı seçmiş olma nedeniniz de budur. Bu görüşe katılıyor musunuz? En çok hangi mevsimi sevdiğiniz sorulsaydı, yanıtınız sonbahar mı olurdu?

Bunu söylemeniz tuhaf, benim amacım böyle değil. İzlanda'daki kareler klasik mitlerden besleniyor ve daha ciddi bir doğayı konu ediyor. İzlanda'da hava aynen fotoğraflarda gördüğünüz gibi, güzel, aynı zamanda soğuk ve yalnız. (Çok yağmur yağıyor ve onun, güzelliğin bir parçası olduğunu kabul etmelisiniz.) Fotoğrafların çoğu yazın çekildi. Ayrıca Kaliforniya'da yaşadığım için en sevdiğim mevsimin yaz olduğunu söyleyebilirim. İlk ve sonbahar ikinci planda.

Reklam fotoğrafçılığında bir sanatçının kendi tarzını bütünüyle koruması pek de kolay değil. Ajanslar ve müşterilerle çalışmalarınızda nasıl bir yol izliyorsunuz? Kendi setlerinizi ve görüşlerinizi sıklıkla kullanma şansınız oluyor mu, yoksa yapacaklarınızı talimatlar mı belirliyor? Bize çalışma süreçlerinizden söz eder misiniz?

Reklam fotoğrafçılığı, müşterilerin isteklerine uymak zorunda olduğunuz için kendi tarzınızı bütünüyle koruyamadığınız bir alan. Yine de size fikirlerini görselleştirmeniz için para veren bu insanları fazla üzmeden, sürtüşmelere sebep olmadan bakış açınızı işinize yansıtmak için mücadele etmelisiniz. Benim çalışma sürecim, hazırlanmak için gerekli süreyi kullandıktan sonra ekibimle bir araya gelip çözüm üretmek şeklinde ilerliyor. Müşteri bana geçmişte yaptığım bir işin fikriyle de gelse reklamcılık yine de bir meydan okumadır. Doğru stilistleri, yardımcıları ve mekanları bulmak, başarılı bir çekim için anahtar noktasıdır. (Baş stilistim ve yardımcımın karım olması benim için bir şans tabii.)

Dış mekan çekimlerinde de kendinizi içeride olduğu kadar özgür ve rahat hissediyor musunuz?


Evet hissediyorum. Dışarıda çekim yapmanın avantajı güneşin batıyor olması (Güneşin asla tam anlamıyla batmadığı İzlanda yazlarını saymazsak...) ve batana kadar işi bitirmek zorunda olmanız. Stüdyoda bu iş asla kolay kolay bitmez çünkü o set orada haftalarca durabilir.

Sinemayla ilgileniyor musunuz? Yanıtınız evet ise, hangi yönetmenlerin görsel anlayışınıza daha yakın olduğunu bizimle paylaşır mısınız?

Evet ilgileniyorum. İzlanda'da bir kısa film çektim ve San Francisco Uluslararası Kısa Film Festivali'nde bronz madalya kazandım. Dostum, ikincisi biraz zor bir soru ve kendimi hayranı olduğum yönetmenlerle kıyaslamayı pek istemiyorum. Söyleyebileceğim şey, etkilendiğim yönetmenlerin isimleri. Örneğin Jean-Piere Melville, Gillo Pontecorvo, Andrei Tarkovsky, Elem Klimov, Krzystof Kieslowski, Fassbinder, Coppola, Wong Kar-Wai, Darren Aronfsky, Herzog ... Daha da sayabilirim.

Kendinizi, hedeflerine ulaşmış biri olarak görüyor musunuz?

Evet ve hayır. Bence hedeflerinize ulaşmak için onları sürekli yenilemelisiniz.

Bak Dergisi'nin 10. sayısında konumuz "Neden?". Bu sözcüğü duyduğunuzda ilk olarak aklınıza ne geliyor? Özgür olun ve hayalgücünüzü kullanın. Kendi "neden"inizi yaratın ve birine sorun.

Siz "Neden?" diyorsunuz, ben ise "Neden olmasın?". Bazen "Neden" sorusunun yanıtı yoktur. "Neden" sonsuz bir sorudur ve hayatlarımızı ona cevap bulmak için harcarız. Ve asla bilemeyebiliriz.

"Doğru stilistleri, yardımcıları ve mekanları bulmak, başarılı bir çekimin anahtar noktasını oluşturur."

- Heimo Schmidt / Bak 10
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder