Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 09 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Roger Olmos
İllüstratör { www.rogerolmos.com }
Roger Olmos

Resim yapmaya ve hayatınızı sanattan kazanmaya ne zaman karar verdiniz? Bu kararı vermenizde çevrenizdeki insanların etkisi oldu mu?

Küçüklüğümde ilk etkilendiğim kişi babam oldu. Kendisi bilgisayarın olmadığı ve her şeyin elle yapıldığı bir dönemde görsel tasarımcıydı. Onu çalışırken izlemeye bayılırdım, ve kısa süre sonra yağlıboyanın, guajın, terebentinin kokusu hayatımın parçası haline geldi. Kütüphanesinde bulunan illüstrasyon kitaplarından büyülenirdim, Caza, Froud, Brad Holland. Tüm bu insanlar bana Mickey Mouse ya da Winnie the Pooh’dan daha ilginç geliyordu...Sonra okulda, kitaplarımın üzerinde ödevden çok çizim olmaya başladı...Yani, benim için her şey açık ve netti. Evet evet!

Yakın geçmişte televizyon programları ve çizgi filmler çok daha masumdu. Daha yumuşak çizimler ve klasik müzik eşlik ederdi onlara. Şimdi ise, bu tip programların teması savaş ve şiddetle bezenmiş durumda; çizimler de tuhaf, hatta bazen korkutucu olabiliyor. Bu durum hakkında ne düşünüyorsunuz?

Evet haklısınız, ben çocukken Susam Sokağı seyrederdik, daha çok dışarıda oynardık, Playstation yoktu, cep telefonu yoktu, sinema çok daha farklı bir yerdeydi..Şimdi çocuklar için öyle programlar var ki, çocuklara sara krizleri yaşatabilirler sanırım! Ve hakkında ne düşüneceğimi bile bilemediğim çizgi filmler. Ama gerçek şu ki, artık daha fazla insan var, ve internet gibi yepyeni, ileri bir iletişim aracına sahibiz. Önceden de şiddet vardı ama biz bunun farkında değildik çünkü bakış açımız kısıtlıydı. Bence, şimdiki zamanda işimizi koşullara göre ayarlıyoruz, ve yeni bakış açılarıyla bir denge bulmaya çalışıyoruz. Çoğu çocuk kitabı ya da çizgi film sadece çocuklara değil, büyüklere de hitap ediyor. Ama bu şimdinin önceden daha kötü olduğu anlamına gelmez. Sadece daha değişik, seçtiğimiz yolda geçirilen evrim..

Dijital teknoloji geliştikçe ve görsel sanatlarda kullanımı arttıkça, bazı ajanslar ve yayınevleri el yapımı illüstrasyonlar kullanmak yerine daha ucuz yollar seçiyor. Bu durumun da ellerini ve fırçalarını kullanan illüstratörleri kötü etkilediği ortada. Bu fikre katılıyor musunuz? İllüstrasyonun geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bakın. Ben ilk bilgisayarımı iki yıl önce aldım, öncesinde bilgisayardan nefret ederdim. Ancak şimdi, onsuz yaşayamıyorum. O da aynı fırçalar ve boya gibi bir araç.

Bilgisayarlarla daha hızlı hareket edebiliyoruz, efektleri 5 dakikada yapabiliyoruz; ama önceden 3 güne ihtiyacımız olurdu. Ben bilgisayarların fırça ve boyanın yerini alacağını düşünmüyorum. Eğer ucuz, basit ve hızlı bir şeye ihtiyacınız varsa, evet. Ama her zaman somut bir kalite arayacak insanlar olacaktır; dokunulabilecek, hislerle yapılan birşey. Ben işlerimde, hemen hemen tüm illüstrasyonlarımı bilgisayarla bitiriyorum, ama farkedilmesin diye çok çalışıyorum. Dijital süreçle alınan sonuç farklı, elle alınan farklı. İkisinin de kendi özellikleri var, hiçbiri birbirine üstün değil. Gelecek için değerlendirmem? Listeye ekleyecek yeni araçlar bulacağız herhalde, ama eskisinin yerini alması için değil.

Resimlerinizde ve illüstrasyonlarınızda, beceriyle çizilmiş görseller, etkileyici deformasyonlar ve harika bir renk dengesi dikkat çekiyor. Sanat çalışmalarınız gerçekmiş gibi duruyor. Stilinizi nasıl yarattınız? Sizi bu yolda ne gibi faktörler etkiledi?

Çocuk illüstrasyonları yapmaya başlamadan önce, bir hastanede travmatoloji ve plastik cerrahi alanında bilimsel illüstratör olarak çalıştım. Yani doku, yoğunluk, kuru ve ıslak, ışığın değişik yüzeylerdeki hareketi hakkında çok şey öğrendim... Çocuk illüstrasyonunu keşfettiğimde, bu bilgiler bana çok yardımcı oldu. Yıllar geçtikçe de, iki alan arasında bir denge kurdum. Şimdi, değişik işler yapmaya çalışıyorum, halkın her kesimini ilgilendirecek. Ama üzerlerinde hep aynı kişisel damgam var.

Bize çalışma sürecinizden ve müşteriyle olan ilişkinizden bahseder misiniz?

Benim çalışma sürecim çok basittir, karalama defterine atılan 3 zavallı çizgiden sonra, orijinali direkt olarak çizmeye başlarım. Taslaklardan hoşlanmam, bir parça kağıda bir daha tekrarlamayacağınız çok taze ve otantik bir karakter çizebilirsiniz. Yemin ederim!
Müşterilerimle de tavrım zamanla beraber doğal olarak değişir. Onlar benim tarzımı ve nasıl çalıştığımı bilirler. Hepsinden önemlisi: Ben onları bilirim! Yani onlar bana inanırlar, ve bir şey yapmamı isterlerse bu o işi benim yolumla yapmak istedikleri içindir. Metin, şartlar ve teslim tarihi hakkında birkaç küçük toplantı yaparız, hepsi bu!
Şu an çocuk illüstrasyonu dışında alanlarda çalışıyorum. Birkaç CD kapağı, reklam ve televizyon gibi… Tamamen farklı bir dünyaya ait insanlar.

Roger Olmos’un çalışma ortamı nasıldır? Hangi araçları kullanırsınız?

Çok farklı yerlerde çalıştım. Evde küçük bir köşede başladım her şeye. Sonra değişik disiplinlerden birçok sanatçıyla büyük alanlarda çalışmaya başladım. Şimdiyse tekrar evde büyük bir odada çalışıyorum. İlk başta pek sevmemiştim, evin dışında çalışmaya alışmıştım. Ama şimdi başka avantajları olduğunu görüyorum...

En sevdiğim araç yağlı boya. Çok seviyorum. Ama guaj, renkli kalem (en iyisi Karisma) ve tabi ki bilgisayar kullanıyorum..

Eğer bir günlüğüne ünlü bir insanın hayatını yaşama şansınız olsa, kimi tercih ederdiniz?

Ama kendi anlayışımla mı, onlarınkiyle mi? Leonardo’nun yaşamını tecrübe etmek isterdim.

Seyahat etmeyi sever misiniz? Hiç yurtdışına çıktınız mı? En çok hangi ülkeye gitmek istersiniz?

Evet, çok seyahat ettim. 23 yaşındayken, İskoçya’nın Edinburg şehrinde 2 sene boyunca yaşadım. Tek kelime İngilizce bilmiyordum ve düşünün, İskoçya’da insanlar birbirlerini bile zor anlıyor! Ama genelde seyahatlerim tırmanış üzerine oldu. Fransa, İsviçre, Yunanistan, Almanya, Mısır, Fas… 13 yaşımdan beri tırmanışla ilgiliyim ve bence dünya harika taşlar ve dağlarla dolu! Amerika’ya gidip Yosemite’yi, Peru’yu ve Hindistan’ı da görmek istiyorum... Hepsini görmek!

Sinemayla ilgileniyor musunuz? Görsel anlayış bakımından hangi yönetmenleri kendinize yakın buluyorsunuz? Tim Burton ve Michel Gondry listenizde mi?

Sinemayla yakından ilgileniyorum. Bence iyi bir ilham çeşmesi. En kötüden en fantastiğe kadar tüm filmler için geçerli bu. Burton çok iyi, aynı zamanda bir illüstratör, ve birçok insan onun tarzında kendilerini ifade etmenin bir yolunu buluyor.
Michel Gondry de çok iyi, David Cunningham, Jean-Pierre Jeunet ve Marc Caro da dahice işler yapıyor. Belki son ikisi benim stilimi daha iyi temsil ediyor...

Bak Dergisi'nin 9. sayısının konusu “Gece”. Bu sözcük size neleri ifade ediyor?

Rüyaları ve susuzluğu.

"(Sadece bir günlüğüne başka bir insanın hayatını yaşama şansım olsaydı) Leonardo'nun yaşamını tecrübe etmek isterdim."

- Roger Olmos / Bak 09
  • Roger Olmos' u ''Canını En Çok Ne Yakar? kitabıyla tanıdım. çizimler müthişti, hikaye müthişti. Türkiye' de ki hikaye kitaplarına göre hem çizim hem hikaye anlamında çok farklı bir kaf oz6e
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder