Gelecek Bak'ın Konusu: Yüz
'Yüz' sözcüğü sana neyi çağrıştırıyor? Düşün, yarat, gönder ve kazan! Ayrıntılar için hemen tıkla!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 07 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Tom Kan
Grafik Tasarımcı { www.tomkandesign.com }
Tom Kan

Bize çalışma alanınızdan söz eder misiniz?

Evde çalışıyorum. Fransa'da, Paris'in yörekentlerinden birinde yaşıyorum. Daha önce yine Paris'te, yetenekli bir fotoğrafçı olan arkadaşım Seb Janiak ile birlikte çok büyük bir ofis tutmuştuk. Web sitesine www.sebjaniak.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Şimdi kendi evimde bir "işkolik" olarak çalışmayı tercih ediyorum. Dilediğin zaman deneme yapıp dilediğin zaman çalışabilirsin. Bir bahçem var. Kızım dışarıda oynarken onun sesini duyarak çalışmak bir zevk. Macintosh kullanıyorum. Geliştirilmiş bir G5, bir Epson yazıcı ve toplantılar için Macbook Pro.
Çalışmak için büyük alanlar kiralama şansım var. Salonumda resim yapıyorum, fotoğraf çekiyorum ve eğleniyorum. Fotoğraf, grafik tasarımı, modern sanatlar, araçlar ve benzer şeylerle ilgili çok sayıda kitabım var. Kitaplar bana "yaratma arzusu" veriyor. Bazen eşyaların üzerinde kitapları açık olarak bırakıyorum, açtığım sayfadaki görüntü aklımda kalsın diye.

Salonum bir garajı andırıyor. İçinde motorsikletler var! Ve bazı bisiklet fotoğrafları.

Etkileyici çalışmalarınızı en iyi şekilde anlatan sıfat "heyecan verici" olurdu sanırım. Mükemmel tasarlanmış otomobiller, ünlü futbolcular, güzel kadınlar, gece yaşamı ve fazlası! Belki de hayatımızdaki en heyecanlı ve en seksi şeyler. Siz de çalışmalarınızdan bizim aldığımız keyfi alıyor musunuz? Sizi en çok heyecanlandıran hangi fotoğraf serisi, grafik tasarım projesi veya film çalışması oldu?

Seçim gayet heyecan verici fakat herkes gibi benim de korkunç işlerim oldu. Şimdi gerçekten işlerimi kendim seçiyorum çünkü kişisel yaratım süreci için bu çok önemli. Sevmediğiniz bir şey üzerinde çalışamazsınız. (Şimdi bunu daha iyi anlıyorum.) İşi yapmak için bir kişisel ilgi alanına ihtiyacınız vardır. İşinizde baskı hissedersiniz, bazen zamanlama kötüdür. Yine de yaptığınızdan keyif almalısınızdır.

Büyük ekiplerle film çekmek beni heyecanlandırıyor. Bilmediğim bir şehirde, plastik çantamdan çıkardığım makinemle fotoğraf çekmek de bana aynı duyguyu hissettiriyor. O "klik" sesinin bağımlısıyım!

90'lı yılların başında bir grafiti sanatçısıydım... Geceleyin metro tünellerinde yürüdüğüm günler hala güzel anılardır benim için. Film veya fotoğraf çekerkenki adrenalini hissetmeyi seviyorum. Çünkü "o an" çok önemlidir. O an, mükemmel bir imaj yakalayabilmek için tek fırsattır. Aynı ortamı bir daha asla bulamazsınız. Hazırlık ve üretim zaten gerektiği şekilde yapılmalıdır fakat sette bir imaj yaratmak gerçekten heyecan vericidir.

Bana göre en ilginç şey, enerjimi benimle beraber çalışan diğer insanlarla paylaşmaktır. Düşüncenizi ve görüşünüzü onlara anlatırsınız ve hep birlikte aynı yöne gitmeye başlarsınız. İnsanlarla tanışmaktan çok hoşlanırım. Bazen gerçekten harika insanlar keşfedersiniz.

Bolca seyahat edip, bazı ilginç insanları ve kareleri görüntüleme şansına sahibim. Fakat bazen "kamera arkası" daha az çekicidir, hatta bazen acı verir. İşlenmemiş fotoğraf ile son kare arasında büyük bir fark vardır. Tüm kareler, izleyiciye heyecanı hissettirebilmek için hazırlanır ve yönetilirler. Heyecanı hissetmeniz benim için mutluluktur.

Cadillac'tan Lamborghini'ye, Corvette'ten Aston Martin'e kadar birçok mükemmel otomobilin birbirinden güzel fotoğraflarını çektiniz. Daima ilgilenilen alanda iş yapmak daha keyiflidir. Siz araba kullanmaktan hoşlanıyor musunuz?

Arabaları tasarımları için seviyorum. Araçların farklı şekillerini seviyorum. Ben hala bir çocuğum... Tasarımcıların çalışmalarına saygı duyuyorum. Tasarım gerçekten ilginç bir şey. İşlevsel bir heykel gibi. Motorsikletler, iki tekerlek, bir motor, bir gövde. Arabada ise dört tekerlek... Kurallar her zaman aynı fakat sonuçlar tamamen farklı! Güzel bir alıştırma. Ayrıca onlar tasarımla iletişim de kuruyorlar. Dev bir 4x4'ün sert, güçlü bir şekli ve yok edilemeyecek kadar ağır bir duruşu olmalı. Bir spor araba ise hızlı görünmeli. Bu aynı zamanda karmaşık bir iletişimdir.
Bir grafik tasarımcı olarak bu araçların çizgileri ve desenleriyle ilgileniyorum, fotoğrafçı olarak ise şekilleri üzerinde ışıklarla oynamaktan hoşlanıyorum. Üç boyutlu nesneler mükemmel olmalıdırlar çünkü onları her açıdan gözlemleyebilirsiniz. Bugünlerde bu konuya yoğunlaşmak istiyorum.

Bu tür araçlara düşkünüm. Onları sürmek de heyecan verici. 14 yaşımdan beri bisikletlerim var. Motorsikletler kullandım. Birkaç sağlam kazam olmuştur ama hala sürüyorum... Web sitemde son iki bisikletim Buell ve Triumph'un fotoğrafları var. Ayrıca bir de 1973'ten kalan eski Honda Dax'ım var. Ve tabi bir de arabam.

BMW, Coca Cola, Smirnoff, Peugeot ve Lacoste gibi büyük markalarla çalışıyorsunuz. Eğer Tom Kan bir kurumsal kimliğe dönüşseydi, karakteri hangi markaya daha yakın olurdu?

Bir markaya dönüşmek mi? Fikir sahibi olmak için web sitemdeki her şeyi yakalamalısınız! Sadece sevdiğim işleri saklarım. Web sitem iyi bir temsildir. Ben çok yönlüyüm. Çok fazla şey severim. Birini seçmek gerçekten de çok zor.

Alımlı ve zengin tarzınız bize yer yer Hollywood filmlerindeki ışıltıyı hissettiriyor. Ve bugünlerde bir film çalışması üzerinde çalıştığınızı biliyoruz. Bu projeyle ilgili bize ipucu verebilir misiniz? Ve bir izleyici olarak, Hollywood yapıtlarını mı, yoksa Avrupa sinemasını mı tercih edersiniz?

Yorumunuz için teşekkür ederim. Fransız yönetmen Mathieu Kassovitz'in yönettiği bir film üzerinde çalışıyorum. Özür dilerim ama anlaşmamız gereği filmle ilgili bilgiler gizli. Jenerik tasarımını ve bazı görsel malzemeleri üstlendim. Birkaç ay içinde göreceğinizi tahmin ediyorum...

Bir izleyici olarak ülke filmlerini ayırt etmiyorum... İyi film, iyi bir öyküdür. Amerika'da, Avrupa'da, Asya'da, Güney Amerika'da veya Güney Afrika'da çok sayıda iyi hikaye var. İyi bir yönetmen, iyi bir öykü anlatıcısıdır. Kötü bir film, sıkıcı bir öyküdür. Bunun bütçeyle ilgisi olduğunu düşünmüyorum.

Dijital görüntü teknolojileriyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Fotoğraf ve film çalışmalarınızda analog ekipmanı mı yoksa dijitali mi tercih ediyorsunuz?

İhtiyacım olan aracı kullanıyorum. Her iki dünyaya da giriyorum. Eski 8mm, 16mm, Super 35mm veya HD, DV. Bana hepsi uyuyor. 35mm ve büyük bir ekip ile çekim yapmak için yeterli bütçeniz yoksa bir video kamera alın! Basit araçlarla çok büyük işler yapabilirsiniz.

Teknoloji sadece işleri kolaylaştırıyor. Bir şeyleri ifade edebilmeniz için size daha fazla araç sağlıyor. Bazı şeyleri mümkün kılıyor. Kullanması size kalmış. Bir de araçların, yapmak istediğiniz şeye uyması gerekiyor. Büyük bir negatif elde etmek için 6x7 film fotoğraf makinesi kullandım. Bir gün aynı kaliteye sahip fakat saniyede 5-8 kare çekebilen bir makineye ihtiyacım oldu. Klasik bir fotoğraf makinesiyle bu mümkün değildi. Bu yüzden hızlı kart kullanan bir dijital High-definition makine tercih ettim. Şu an bir dijital kamera kullanıyorum çünkü gerçekten daha hızlı çalışabiliyorsunuz, fotoğraflarınızın hazır olması için laboratuvarda bir gece beklemiyorsunuz. Hala profesyonel Polaroid makinemle de çekim yapıyorum. Eski filmlerle... Sonuç hayranlık uyandırıcı!

Çalışırken ne tarz müzik dinliyorsunuz? Müzik, ruhunuzu ve yaratıcılığınızı ne yönde şekillendiriyor?

Müzik harika bir şey. Her zaman müzikle çalışırım. Bazen sesini çok açarım, bazen bana düşünme şansı vermesi için kısık dinlerim. Müzik bana duyguları verir. Tıpkı parfümler gibi, hafızanıza kazınmıştır. Farklı tarzlar dinlerim. O anki ruh halime bağlıdır. Biraz rahatsız etmeye başlarsa birkaç dakika ara verebilirim. Şehir müziğini severim. Arkadaşlarımdan bazıları DJ'dir. Ayrıca müzik dağıtıcısı firmalarla çalışmışlığım da vardır. Bir şarkıya video klip çekmek benim için büyük bir zevktir çünkü o, iki büyük duyunun karışımıdır.

Ünlü Türk moda tasarımcısı Cemil İpekçi "Moda faşizmdir" diyor. Bu sözü siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ne söylediğini tam olarak anlıyorum fakat bu söz bile başlı başına bir modadır! Bir sokak giyimi markasının sloganı gibi! Tebrikler.

Tabii bu sözüyle, genel bir kavrama bağlı kalmak zorunda oldukları için aynı şeyi giyen binlerce insanı kastediyor olmalı. Ne değişti? Binlerce yıl önce de böyleydi. İnsanlar daima bir şeyler yaratmaya, inanacakları imajlar üretmeye ihtiyaç duydular. Şu anda moda, birkaç büyük markayı içeren yeni bir din gibi. Mankenler rahibelerimiz. İnsanlar iyi hissetmenin hayalini kurmaya ihtiyaç duyuyorlar. Bu temel bir ihtiyaç. Bu bir varlık sorunu. Pazarlama mecraları, onlara hayallerinden parçalar satarak büyük paralar kazanabileceklerini farkettiler. Bilinçli biriyseniz, duygularınıza en yakın olanı giyersiniz. Kim olduğunuzu bilmek istersiniz. Neden böyle davrandığını bilmek önemlidir. En korkunç şey, bu gücün yarattığı bir ürün için çok fazla para harcamaktır. Hala insanların sahip olmadıkları parayı nasıl harcayabildiklerini anlamıyorum. İşte sorun bu. Faşizm olan sadece moda değil.

Bugünlerde gündemimizi adil olmayan savaşlar, terörist saldırılar, küresel ısınma ve çok sayıda kötü gelişme işgal ediyor. Bazı bilim adamları dünyanın sadece 15 yıl ömrünün kaldığını iddia ediyor. Siz dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Umarım daha fazla zamanımız vardır. Daha iyi bir tutum sergilememiz, gelecek ile ilgili ekolojik ve politik sorumluluklarımız üzerinde daha dikkatli düşünmemiz gerekiyor. Dünyanın öbür ucundaki bir adamın söylediklerine aldanmak zorunda değiliz. Basının ve bazı kesimlerin yarattığı bu paranoya sistemi beni büyülüyor. Gözlerimizi ve aklımızı daima açık tutmalıyız. Bize koyunmuşuz gibi davranıyorlar, problemlerle besliyorlar, televizyonla kör ediyorlar. Bu bağlantıyı kesmek ve yolculuk yapmak önemli. Bu size farklı bir bakış açısı kazandıracaktır.

Bu sayımızda konumuz "Hayal". Bu sözcük size neyi ifade ediyor? Tom Kan'ın gelecek için hayalleri var mı?

Hayal kurmayı seviyorum. Tabii ciddi hayallerden söz ediyorum. Hayal en ucuz seyahattir. Hayal tuhaf ve güçlüdür. Bazen uyurken çözümler üretiyorum. İlginç. Evet, gelecekle ilgili hayallerim var. Daha iyi bir dünya umuyorum. Tüm okurlarınız için daha iyi bir gelecek... Kariyerlerinin tadını çıkarmalarını diliyorum, benim yaptığım gibi. Heyecan verici projelerde çalışmaya ve ilginç insanlarla tanışmaya devam etmek istiyorum.

"İyi bir yönetmen, iyi bir öykü anlatıcısıdır. Kötü bir film, sıkıcı bir öyküdür. Bunun bütçeyle ilgisi olduğunu düşünmüyorum."

- Tom Kan / Bak 07
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder