Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 06 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Peter Jaworowski
Grafik Tasarımcı { www.hejz.com }
Peter Jaworowski

Polonya'nın Varşova kentinde dünyaya geldiniz. Ülkenizin katı ve agresif tasarım anlayışına karşın siz daha yumuşak ve yenilikçi çalışmalar yapmayı tercih ediyorsunuz. Grafik sanatlarının geleceğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital sanat ve tasarım yolculuğum Deviantart forumlarında başladı. Dürüst olmam gerekirse Polonya'nın tasarım kimliğini pek incelemedim. Her zaman (herkesin istediği gibi) ben de özgün olmak istedim. Ancak beni ileriye götüren şeyler, çoğunlukla yabancı sanatçıların portfolyoları oldu. Benim gözümde, grafik sanatlarının geleceği, tasarımla biraz bağlantılı. İkisi de özgünlükle ilgili fakat özgün olmak günden güne, giderek zorlaşıyor. Geleceğin ne getireceğini çok merak ediyorum ve hiçbir tahminde bulunamıyorum. Ayrıca neler olacağını düşünmektense akışına bırakmayı tercih ediyorum.

Ülkeniz hakkında ne söyleyebilirsiniz? Hiç başka bir ülkede yaşamayı düşündünüz mü?

Polonyalı kızlar çok güzel. Yemekler ve insanlar da... Ama dürüst olmak gerekirse buradan taşınmayı birçok kez düşündüm, tabii üniversiteden mezun olduktan sonra. Yurtdışında çok daha fazla şey öğrenebileceğimi düşündüm çünkü tasarım, dışarıda Polonya'dakinden çok daha ileride. Çalışmak isteyeceğim çok fazla büyük şirket var. Fırsatlar çok çok daha fazla. Dahası; tasarımcılığı, harika insanlarla tanışmak ve aynı zamanda farklı yerler ve kültürler görmek için bir şans olarak değerlendiriyorum. Bu beni çok heyecanlandırıyor.

Grafik tasarım dünyasında Polonya'nın, özellikle 1950-1970 yılları arasındaki dönemde afiş tasarımlarıyla öne çıktığını biliyoruz. Siz bu dönemle ilgili neler söyleyebilirsiniz? Sanat tarihinde adı olan hangi sanatçılar size ilham veriyor?

Tabii o dönemleri hatırlayamıyorum hehe. Fakat sanatçılara gelince tabii ki Picasso'yu ve Polonyalı Matejko'yu sayabilirim. Tarzları ve farklı olguları kullanmaları açısından. Birçok şey için kullanılabilecek yalın tasarımlar. Büyük insanlar, büyük bilgi birikimi, büyük ilham kaynağı.

Ne tür bir bilgisayar ve hangi yazılımları kullanıyorsunuz? Çalışma alanınızdan söz eder misiniz?

Basit bir PC ile çalışıyorum. Benim ihtiyaçlarımı karşılıyor. Yakın zamanda bir Mac almayı düşünüyorum. Çalışma alanım? Hehe. Her zaman önümde bir sürü şey olur. Kitaplar, kağıt parçaları, atılmış başka şeyler... Kontrollü bir pasaklılık gibi.

Bilgi Teknolojileri konusunda eğitim aldınız ve daha sonra dijital medya üzerinde çalışmaya başladınız. Şu an çok yetenekli ve bir hayli şanslı bir grafik tasarımcısınız. Şanslısınız, çünkü henüz 20 yaşındasınız ve içlerinde Nike'ın da bulunduğu büyük müşterileriniz var. Bugüne kadar hayattaki en büyük amacınızı düşündünüz mü? Bizimle paylaşır mısınız?

En büyük hedefim bir gün BigSpaceship'te Jens Karlsson ve James Widegreen ile çalışabilmek. Mümkün mü bilmiyorum, doğrusu bu biraz da hayal tabii, ama hayatın ne getireceğini kim bilir. Henüz gencim, her şey olabilir!

Bak'tan önce birkaç farklı dergide tanıtıldınız. Bazıları gerçek dergiler, bazıları ise internet üzerinden sunulan yayınlardı. Sanal dergi kavramına nasıl bakıyorsunuz? Sizce kağıt, gelecekte dijital medya karşısında tutunabilecek mi?

Bence kağıt daha geniş bir kitleye hitap ediyor. Kağıt bir madde, dokunabiliyorsunuz, tutabiliyorsunuz, fırlatıp atabiliyorsunuz. İnternetle ilgisi olmayan insanlara da onunla ulaşmanız mümkün. Örneğin yaşlı insanlara. Gazetede veya dergide işlerinizi görüp beğenebiliyorlar. Ben, elektronik dergilerin daha çok genç ve internetle daha içiçe olan insanlara hitap ettiğini düşünüyorum. Bana kalırsa kağıt, değerini, internet çağının ikinci nesli geldiğinde kaybedecek.

Müzikle ilgileniyor musunuz? Dinlediğiniz müzik, çalışmalarınıza yansıyor mu? Çalışırken müziğe ihtiyaç duyuyor musunuz?

Müziğin benim hayatımda çok önemli bir yeri var. Sessizlikte çok zor çalışıyorum. Müzik, rahatlamak ve ilham almak için müthiş bir kaynak. Şarkıların sözlerini dinleyip hayatıma yapıştırabileceğim bölümleri bulmayı seviyorum. Bazıları çok gerçekçi oluyor ve hayatıma tamamen uyuyor.

Dünya tarihinden herhangi bir bölümü çıkarabilme şansınız olsaydı, hangi dönemi seçerdiniz?

Tabii ki dünya savaşını. Son derece anlamsız suçlar... Acı ve kederle dolu. Böyle olmamalıydı diye düşünüyorum. Her zaman şiddetten daha iyi bir yol var. Olmalı!

Bak Dergisi'nin 6. sayısında konumuz "Yol". Bu sözcük size neyi ifade ediyor?

"Yol" bana eski zamanları hatırlatıyor. Yüksek okul yıllarında sınav konularımdan biriydi, hehe. Mezun olduktan sonra, kendi yolunda giden bir seyyah gibi hissetmeye başladım. Bilgi Teknolojileri Enstitüsü'nde okumak için Polonya'nın başkenti Varşova'ya gitmek zorundaydım. Birçok kötü anım oldu, birçok kötü duyguyu yaşadım ama bir yandan da daha çok çalışmak için motive oldum. Yani "yol" sözcüğünün altında; özel yaşamımdan ve tasarımcı kimliğimden uzunca bir dönemi görüyorum.

"'Yol' sözcüğünün altında; özel yaşamımdan ve tasarımcı kimliğimden uzunca bir dönemi görüyorum."

- Peter Jaworowski / Bak 06
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder