16. Sayı Çok Yakında Geliyor!
Bak Dergisi'nin 'Şehir' temalı 16. sayısı çok yakında yayında!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 15 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Molly Brill
Ressam { mocabri.carbonmade.com }
Molly Brill

- Bugünlerde bir çok resim sattınız. O güzel yaratımlarınızla aranızda duygusal bir bağ olduğunu da biliyoruz. Eserlerinizi satarken ne hissediyorsunuz? İlk deneyiminizi bize anlatabilir misiniz?

Yeni bir tablo yaratırken asıl amacım; bir duyguyu, izleyicide yankı bulacak şekilde sunmak. Bilinçaltından bir yerlerden çekip çıkardığımı biliyorum, o yüzden her bir eserde biraz ben varım fakat ancak başlangıçtaki ilhamını özünde çözdüğüm bir resmi bitirdiğimde devam edebilecek gibi hissediyorum. Eğer birisi bir eserle koleksiyonuna ekleyecek kadar güçlü bir bağ kurarsa, bu deneyimden büyük heyecan duyarım. Ben hala bir öğrenciyim; bu sebeple böyle bir karşılık aldığımda kendimi oldukça şanslı hissediyorum.

- Molly Brill sıradan bir gününü nasıl geçirir? Ne oluyor da yaratmaya karar veriyorsunuz?

Yeni bir resim üzerine çalışmayı planladığım bir günde, günüme alışılagelmiş şekilde başlıyorum - kahvaltı, e-posta, mesajlar ve benzeri şeyler - ve sabahın ortalarına doğru çalışmaya başlıyorum. Gece boyunca çalışmayı seven bir çok insan tanıyorum ama ben sabah başladığımda kendimi daha az yorgun hissediyorum ve zihnim daha açık oluyor.

Sulu boya kullanırken uzun süre boyama yapıyorum ve bir durma noktasına geldiğimi hissedersem mola veriyorum. Resim yaparken, her zaman müzik dinlerim. Ne dinlediğimin direkt olarak nasıl resim yaptığımı etkilediğini keşfettim, böylece ulaşmak istediğim şeye bağlı olarak birbirinden farklı şarkılar çalıyorum. Bu aralar, bir hayli Explosions in the Sky, The Notwist, Stars ve Metric dinliyorum.

Günün sonunda, genellikle sevdiğim bir TV dizisi izleyerek ya da öyle bir şeyler yaparak, bir şekilde gevşeyip rahatlıyorum. ( son zamanlarda “Mad Men” izliyorum)

- Şu an 19 yaşınızdasınız ve bir çok muhteşem referansa ve çarpıcı bir portfolyoya sahipsiniz ve önünüzde uzun bir yaşam var. Gelecekten ne bekliyorsunuz? On yıl içinde nerede olacağınızı düşünüyorsunuz?

Sanatçı olmak küçüklüğümden beri yapmayı hayal ettiğim bir şey ( her ne kadar bir veterinerlik evresi olsa da ). Bu yapmayı sevdiğim şey ve kendimin yaratıcı bir alanın içinde olmadığını hayal edemiyorum. Büyümeye, öğrenmeye ve olabildiğince fazla bilgiyi sünger gibi çekmeye devam etmek istiyorum. Şu sıralar, bir okulda illüstrasyon üzerine BFA'nın peşine düşmeyi planlıyorum. On yıl sonra nerede olacağımdan pek emin değilim ama umarım hala mutlu bir şekilde yaratıyor olurum.

- Sulu boya ve karma teknikle çalışıyorsunuz. Bu teknikleri nasıl seçtiniz? Bütün bu motivasyonu ve ilhamı kimden aldınız? Ailenizden mi geliyor yoksa bunu tamamen kendiniz mi keşfettiniz?

2007 yılının sonlarında bir zamanda, boya ile daha fazla şey keşfetmek istedim, bu yüzden neyim varsa kullandım – sulu boyalar, akrilik, sulu boya kalemler, kara kalem – ve bunlarla çalışmaya başladım. Sanırım şans eseri keşfetmeydi, çünkü o zamandan beri sulu boya kullanmaya aşığım.

O zamanlarda motivasyonum ve ilhamım belirli bir kişiden değildi; gerçekten daha iyi olma arzusunun bir sürü boş zamanla bir araya gelmesiydi.

- Sanal dünyada aynı zamanda “ölümle ilgili” anlamına gelen “Mocabri” olarak biliniyorsunuz... Bu ismin arkasındaki hikaye nedir?

Çevrimiçi rumuzumun kökü aslında biraz sıkıcı (haha). Tam adımın harflerinin düzenlemesiyle uğraşırken “mocabri” yi buldum ve sesini ve görüntüsünü sevdim. “macabre” kelimesine oldukça benziyor, ancak ben ismi bu anlam ile bağdaştırmıyorum.

- Modellerle mi çalışıyorsunuz yoksa sadece fotoğraflarla mı? Bize çalışma sürecinizden bahseder misiniz?

Duruma göre değişiyor, ama son zamanlarda, bir eser temel olarak kafamda canlanan bir imajdan başlayabilir – renkler ve belli belirsiz kompozisyon gibi- ve sonrasında konseptin gitmesini istediğim yönü düşünmeye çalışıyorum. Referans olarak fotoğraflar, bir ayna veya başka bir şey kullanıp kağıda eksiksiz bir çizimini alıyorum. Bundan sonra, renkleri karıştırıyorum ve ince sulu boya tabakasını yaymaya başlıyorum ve sonra daha mat olanlara geçiyorum. Sanırım sulu boyayı sevmemin sebeplerinden biri de, onun oldukça tahmin edilemez ve zaman zaman kontrol edilemez oluşu. Resimde, bir ivmeyle daha cesur olduğum ve her an yaptığım şeyi tamamen mahvedebileceğimi ve bunu düzeltemeyeceğimi bildiğim için, bu cesaretin neredeyse adrenalinin yükselmesine dönüştüğü anlar var. Tabloların tercih ettiğim kısımları genelde onları mahvedip mahvetmediğimi umursamadığım zamanların sonucu olanlar.

- Bugünlerde size hangi kitaplar, websiteleri ve sanatçılar ilham veriyor?

Sormanız ilginç, çünkü yaz boyunca okumak istediğim ya da tekrar deneyimlemek istediğim kitapların listesini yaptım, bu yüzden de son Birkaç haftadır durmaksızın okuyorum. J.D. Salinger'ın “Franny ve Zooey” adlı kitabıyla Sylvia Plath'ın “The Bell Jar” adlı eserini yeni bitirdim. ( görünüşe göre bu aralar çöküntü üzerine okumaya meyilliyim).
İlhama ihtiyacım olduğunda, ffffound.com ya da notcot.org'da gezinmeyi seviyorum. Sanatçı yönünden, son zamanlarda James Jean ve Sam Weber'ın çalışmalarına hayranlık duyuyorum.

- Şimdi gözlerinizi kapatın ve “hayal stüdyo”nuzu zihninizde canlandırın. Ne görüyorsunuz?

Kafamın derinliklerinde, tuğla duvarlara boydan boya uzanmış pencereleriyle ve güneş ışığıyla yıkanmış odasıyla, büyük açık bir çatı katında yaşama fantezisi vardı. Şu anda ise yatak odamda katlanabilir bir masanın üstünde çalışıyorum, dolayısıyla herhangi bir çeşit stüdyo alanım olsaydı da oldukça mutlu olurdum !

- Bak Dergisi'nin 15. sayısının konusu “Aşk”. Bu kelime size neyi ifade ediyor?

Aşk benim ailem, belli bir şarkı, sevdiğim mekan... Ufak tefek hoşlanmalarım, sevdalarım oldu ama aşk pek şanslı olduğum bir konu değil. Belki birkaç -ya da yirmi- yıl sonra  tekrar sorun bana.

Gece boyunca çalışmayı seven birçok insan tanıyorum ama ben sabah başladığımda kendimi daha az yorgun hissediyorum ve zihnim daha açık oluyor.

- Molly Brill / Bak 15
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder