Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 14 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Carlos Serrao
Fotoğrafçı { www.carlosserrao.com }
Carlos Serrao

- Yaşadığınız şehir sizi nasıl etkiliyor? Dünya üzerinde var olmasaydı nerede yaşamayı tercih ederdiniz?

Ben hem Los Angeles'ta, hem de New York'ta yaşıyorum. Görsellik ve yaratıcılık açısından harika bir denge. Los Angeles tamamen film merkezli, güneşli ve açık, New York ise dişli ve çiğ. İş için çok fazla seyahat ediyorum, bu yüzden de tek bir mekan hiçbir zaman bayat veya sıkıcı gelmiyor.

- Bugüne kadar elde ettiğiniz tecrübeleriniz ve bilgi birikiminizle 20li yaşlarınıza geri dönme şansınız olduğunu hayal edin. Öğrencisiniz ve gelecek yıl neler yaşanacağını biliyorsunuz. Hayatınızı yeniden şekillendirirken nelere dikkat ederdiniz?

Matematik derslerine daha çok ilgi gösterirdim!

- Spor fotoğrafçılığı konusunda uzmanlaşmayı siz mi tercih ettiniz, yoksa bu, aldığınız teklifler doğrultusunda oluşan bir tesadüf müydü? Hareketli sahneleri dondurmanın en önemli zorluğu sizce nedir?

Spor projelerine katılımım, moda fotoğrafçılığı alanındaki ışıklandırma tekniklerimi, atletler ve hareketleriyle birleştirmemi isteyen bir müşterinin teklifiyle ortaya çıktı. Bu, tam da birkaç büyük spor şirketinin, sporcuların ormanda koştukları stok fotoğraf tadındaki flu imajlardan kurtulmak istedikleri döneme denk geldi. Yaptığım ilk çekim çok başarılı oldu ve diğer müşteriler de benzer şeyler istemeye başladılar. Tabii bu alanda çok sayıda işi yapınca, tarzlar ve konseptler de çeşitlenince sınırları zorlamaya başladık. Neyse ki bunca tecrübenin ardından ışık ve görüntü ne kadar değişirse değişsin, zamanın temelleri hep aynı kalıyor.

Şimdilerde spor içerikli olmayan projelere yeniden başlıyorum. Bu güzel bir şey, çoğunlukla daha da kolay... Çünkü spor fotoğraflarında atletik formun doğruluğu, hareketin kıyafeti yeterince gösterip göstermediği gibi çok fazla ayrıntı var. Diğer işlerde ise güzel kareler üretmeye daha iyi konsantre olabiliyorum.

- Dünyaca ünlü spor giyim firması Nike için birbirinden prestijli ve büyük iki etkinliğin, 2004 Olimpiyat Oyunları ile 2006 Dünya Kupası'nın reklam fotoğraflarını çektiniz. Bu deneyiminizi bizimle paylaşır mısınız? Teklifi aldığınızda neler hissettiniz?

Böylesine heyecan verici ve yaratıcı projeler için teklif almak gerçekten harikaydı. Çok iyi sanat yönetmenleriyle çalışma ve kampanyaların görsel ve fotoğrafik duruşu konusunda onlarla işbirliği yapma şansı buldum. Her karenin birbirinden güçlü olduğunu hissediyorum.

Bu ölçekte projelerde tabii aldığınız sorumluluk da büyük oluyor. Günde belki 5 atletin fotoğrafını çekiyor, her biriyle 1-2 saat çalışıyorsunuz. Hal böyle olunca endişelenecek zamanınız bile kalmıyor. Sadece o anda içinde bulunduğunuz duruma konsantre oluyorsunuz, böylece hem atletle, hem müşteriyle, hem de ekiple birlikte olabiliyorsunuz.

Özellikle 2004 ve 2008 yıllarındaki Olimpiyat projelerinde çok değerli atletlerle çalışma şerefine eriştim. Olimpiyatlar, çocukluğumdan beri benim için ayrı bir anlam ve önem taşır. Ailemle birlikte, dev ve küresel bir spor olayını dört yılda bir izliyor olmanın hayatımda önemli bir yeri vardır. Ve oyunları bir yetişkin olarak izliyor olmanın da bambaşka, nostaljik bir tadı...

- Portfolyonuzda birbirinden etkileyici moda fotoğrafları d a yer alıyor. Avrupa'da da temsil edilen bir fotoğrafçı olarak, moda tasarımı ve tercihleri açısından Amerika ve Avrupa'yı kıyasladığınızda neler görüyorsunuz?

Ben, fotoğraafın ve modanın, Avrupa'dan Amerika'ya, ya da Amerika'dan Avrupa'ya tercüme edilebileceğini düşünmüyorum. Her mekana uyabilmesi için portfolyomu farklı şekillerde düzenliyorum.

- Aralarında Jack Nicholson, Don Cheadle ve Dwayne Johnson'ın (The Rock) da bulunduğu birçok ünlü isimle birlikte çalışma imkanı buldunuz. Çekimler sırasında ne gibi deneyimler yaşadınız? Sınırsız bir bütçeye sahip olsaydınız, hangi ünlülerin fotoğraflarını çekmek isterdiniz?

İşlerim çoğunlukla reklam ağırlıklı olduğu ve yazınsal alanda ünlülerle pek çalışmadığım için, müşteriler benden bunu istediğinde şaşırmıştım. Reklamcılığa yöneldiğim için yaptığım bu çekimler kariyerimi yücelten veya değiştiren şeyler olmadılar. Sadece yeterli diyalogları kurarak ilerledik. Aktörlere, fotoğrafın konusunu ve talimatları anlattım. Ekibimdekiler de hızlı ve profesyonel çalışmaya alışık oldukları için, tam da birbirinden meşgul olan bu aktörlerin tercih ettiği gibi çok kısa sürede istediğimiz sonuçlara ulaştık. Sınırsız bir bütçem olsaydı, bir ünlüye odaklanmak yerine, daha önce hiç bulunmadığım bir yere seyahat edip orada bulduklarırmı görüntülemeyi tercih ederdim.

- Sinemayla ilgileniyor musunuz? Görsel açıdan ne tür filmleri ve hangi yönetmenleri kendinize daha yakın buluyorsunuz?

Filmleri çok severim. Her zaman konularımı ve fotoğraflarımı etkilemiş, onlara yön vermişlerdir. Anton Corbjin, David Fincher, Peter Weir, Andrei Tarkovsky gibi yönetmenlerden ve Janusz Kaninski, Jeffrey Unsworth gibi görüntü yönetmenlerinden besleniyorum.

Reklamcılık alanında çalıştığım müşteriler, bana reklam filmleri yapmakla ilgilenip ilgilenmediğimi sordular. Böylece Pekin Olimpiyatları ve bazı yazınsal moda hikayeleri gibi işler için ufak filmler yaptık. Bunlar başta keyif ve tecrübe için yapılan şeylerdi. Fakat müşteriler ortaya çıkan çalışmalara bayıldılar ve filmlerimizi internet üzerinden ziyaretçilerle paylaşmaya karar verdiler. Ayrıca Nike, Pekin Olimpiyatları sırasında bir reklam filminde de bizim görüntülerimizi kullandı.

Ben ve ekibim için, portfolyomuza filmler eklemeye başlamak inanılmaz derecede heyecan verici oldu. Montajı, film ışıklandırmasını, hareketli görüntü yönetimini ve fotoğraf için gerek olmayan filme özel diğer teknikleri kendi kendimize öğrendik ve bu geçişin bizi nereye götüreceğini merakla izliyoruz.

- Exposure Compensation Web Sitesi'nde çalışan bir yazar, tarzınızı 'sanat fotoğrafçılığının ticari dünyada sıradışı kullanımı' ifadesiyle nitelendiriyor. Bu söz hakkında ne düşünüyorsunuz? 'Fotoğraf sanat mıdır?' konulu geleneksel tartışmada hangi tarafı tutuyorsunuz?

Bu övgü beni gerçekten çok gururlandırdı. Her projeye sanatsal ve kişisel öğeler katmak için büyük emek harcıyorum. Bazı reklam projelerinde, sanatsal estetiği onların ticari dünyalarına yerleştirebilmek bir mücadeleye dönüşüyor. Dolayısıyla işin yapısında bu fırsatı görürsem, o işi almak için normalden fazla çaba sarfediyorum.

- Hangi sanatçılar ve sanat hareketleri sizi diğerlerinden daha çok etkiliyor? Bu etkilenme, yaşamınıza ve çalışmalarınıza nasıl yansıyor?

Bauhaus'tan Sürrealizm'e, Yeni Dalga Sineması'ndan Kara Film'e (Film Noir) ve Antik Yunan heykeline kadar birçok sanat oluşumundan ilham alıyorum. Ayrıca her gün başka şeyler de beni etkileyebiliyor. Metroya binerken, sokakta yürürken bilinçaltıma yerleşen bazı şeyler, gelecekte işlerime yansıyabiliyor.

- Dergimizin bu sayısının konusu '2'. Bu rakam size neyi ifade ediyor? '2' denince aklınıza neler geliyor?

Denge... Veya üçten bir azı...

"Bazı reklam projelerinde, sanatsal estetiği onların ticari dünyalarına yerleştirebilmek bir mücadeleye dönüşüyor. İşin yapısında bu fırsatı görürsem, o işi almak için normalden fazla çaba sarfediyorum."

- Carlos Serrao / Bak 14
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder