Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 13 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Chris Anthony
Fotoğrafçı { www.chris-anthony.com }
Chris Anthony

- Fotoğraflarınızı gören bir sanatsever, sizin bu yüzyıla ait olmadığınızı kolaylıkla söyleyebilir. Eski şeylerden, eski tarzlardan hoşlanıyor, eski objektifler kullanıyor ve en güçlü ilham kaynaklarınızdan biri olarak Rönesans'ı gösteriyorsunuz. O dönemin klasik resimleri hala görkemini koruyor ancak Modern Sanat'ın varlığını da inkar edemiyoruz. Siz, Amerika'da ve dünyanın diğer yerlerinde bugünün sanat çevresini nasıl görüyorsunuz?

Röportajın hemen başında şunu belirteyim, sigarayı yeni bıraktım o yüzden her zamankinden biraz daha asabi görünebilirim! Bugünün sanat çevresi hakkında fazla bilgim yok ama Julie Heffernan ve Robert Parke Harrison'u beğeniyorum.

- Birçok insan, bir sanatçının hayatındaki en önemli dönemin çocukluk yılları olduğunu düşünür. Sizin yaşamınızdaki o yıllar, yaşantınızı nasıl etkiledi? Çocukluğunuzu düşündüğünüzde gözünüzün önüne nasıl bir fotoğraf geliyor?

Bugüne kadar yaptığım işlerin büyük çoğunluğu, çocukluğuma doğrudan bir tepkidir. Çirkin, sıkıcı, gri ve tatsız 70'lerden ve evdeki şiddetten kaçış...

- İsveç'te, İspanya'da, Fas'ta, İtalya'da ve New York'ta yaşadınız, şu anda ise Los Angeles'ta hayatınızı ve çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Bu 6 yerin 6 ayrı insan olduğunu düşünün. Sizce neye benzerlerdi ve onlarla nasıl birer ilişki kurardınız?

İsveç dışındakiler sabit bir topluluk oluşturur, birbirleriyle arkadaşça, iyi vakit geçirirlerdi. Bir gün beni de farkedip kulüplerine davet edeceklerinden eminim. İsveç ile ise büyük ihtimalle hiç tanışmazdık. İkimiz de çok çekingen olduğumuzdan iletişim kurmaktan kaçınırdık.

- 2007 yılının sonunda Kaliforniya'daki Corey Helford Galerisi'nde gerçekleşen "The Anti-War Show"da (Savaş Karşıtı Gösteri) yer alan 25 sanatçıdan biriydiniz. Değerli çalışmanızda, model olarak Amerikan bayrağıyla örtülü bir Müslüman kadını kullanmıştınız. Dünyayla paylaşmak istediğiniz mesaj neydi? Gezegenimizin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Amerikan bayrağıyla örtülü Müslüman kadın, tahmin edileceği gibi emperyalizmle ilgiliydi. Gelecek oldukça tatsız görünüyor. Pek iyimser olduğumu söyleyemeyeceğim.

- "Victims and Avengers" adlı etkileyici fotoğraf serinizle 2007 yılında düzenlenen American Photos' Images of The Year yarışmasında büyük ödülün sahibi oldunuz. Bize bu deneyiminizden söz eder misiniz?

Çok sayıda çılgınca büyük ödülün verildiği harika bir etkinlikti. Sanırım beni birkaç yeni koleksiyoncuyla da tanıştırmış oldu.

- Hem dijital, hem de filmli fotoğraf makinelerle çalışan bir fotoğrafçı olarak, dijital teknolojinin, fotoğraf sanatını nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz?

Çekimlerimin %95'ini filmle yapıyorum çünkü hem daha kaliteliler, hem de buna alışmış durumdayım. Dijital sürekli gelişmeye devam edecek ve bu iyi bir şey. Ancak var olan film stoklarımızı yavaş yavaş kaybediyor olmamız tam bir trajedi.

- İtalya'da sanat tarihi öğrenimi görmüş bir sanatçı olarak sizden bir zaman makinesine bindiğinizi ve geri dönmek için tek şansınız olduğunu hayal etmenizi istiyoruz. Tarihin hangi dönemine gitmek ve birlikte bir akşam yemeği yemek için hangi sanatçıyı ziyaret etmek isterdiniz? Ve tabii... Neden?

16. yüzyılın sonuna gider ve Caravaggio ile bir araya gelmek isterdim. Sadece bu büyük sanatçıdan ışık hakkında bir iki ipucu almak için değil, aynı zamanda olağanüstü derecede renkli yaşamını ve sıradışı hikayelerini birkaç şişe içki eşliğinde dinlemek için... Bence o bir insan bile öldürmüş olabilir!

- Fotoğrafçılık alanında gerçek bir profesyonel olmadan önce, film yönetmenliği yapıyordunuz. Bugün hala film yapımı ve sinemayla ilgileniyor musunuz? Hangi yönetmenleri görsel bakış açınıza daha yakın bulduğunuzu öğrenebilir miyiz?

Sinemayı hep çok sevdim ve daima da seveceğim. Sevdiğim yönetmenler arasında Orson Welles, Milos Forman, Terry Gilliam, David Lean, Ingmar Bergman ve Coppola'yı sayabilirim.

- Fotoğrafçılık kariyerinize, ülkeniz olan İsveç'te, küçük bir yaşta, hazırladığınız fanzine için müzik etkinliklerinden görüntü alarak başladınız. Müziğin yaşamınız için önemli olduğunu kolayca söyleyebiliriz. Bu olgu, çalışma sürecinizi ve yaratımlarınızı nasıl etkiliyor? Bugünlerde hangi türleri dinlemeyi tercih ediyorsunuz?

Çoğunlukla klasik müzik dinliyorum. Stravinsky, Ravel, Satie gibi... Ayrıca bolca Sinatra ve Nine Inch Nails.

- Bak Dergisi'nin bu sayısındaki konumuz "Korku". Bu sözcük size neleri ifade ediyor?

Ne yazık ki benim için çok şey ifade ediyor. Bilinmezliğin korkusu en büyük düşmanım. Zaman zaman beni felç ediyor. Korku ile heyecanı dengelemeyi öğrenmeye çalışıyorum.

 "Bilinmezliğin korkusu en büyük düşmanım. Zaman zaman beni felç ediyor..."

- Chris Anthony / Bak 13
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder