Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 11 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Si Scott
Grafik Tasarımcı { www.siscottstudio.com }
Si Scott

Birçok insana göre çocukluk yılları, bir sanatçının yaşamı için en önemli süreçtir. Bize o yıllardan söz eder misiniz? Nerede büyüdünüz? Kişiliğiniz üzerinde ne gibi şeylerin etkisi oldu?

Ben İngiltere'nin kuzeyinde, Leeds şehrinin dışındaki bir yerleşim yerinde büyüdüm. Oldukça normal bir işçi sınıfı çocukluğu yaşadım. Parkta futbol oynadım, yaramazlık yaptım, çocuklar ne yaparsa onları yaparak büyüdüm. Hiçbir zaman çok fazla paramız olmadı, ama fakir de değildik. Üzerimde en çok etkisi olan kişinin, babamın sayesinde harika yetiştirildim ve özellikle iş etiğini gerçekten çok iyi öğrendim. Babam her zaman şöyle derdi; "Kendin için çalışabilmek varken neden başkası için çalışasın?". Bu görüş aklıma kazındı ve bugüne kadarki yaşamımda etkili oldu. Öz annem de, üvey annem de babama benzediğimi söyler. Başladığım bir şeyi, asla bitirmeden bırakmam ve sürekli çalışan mükemmeliyetçi biriyimdir.

Sanırım yetiştirilme sürecim kişiliğimi şu yönde etkiledi; Kuzey'denim ve hem gülmeyi, hem de kendini bir şey sanan koca kafalı insanlardan nefret etmeyi biliyorum.

Bize çalışma alanınızdan ve alışkanlıklarınızdan söz eder misiniz? Fikirlerinizi görselleştirirken hangi araçları kullanıyorsunuz?

Sabah saat 7 gibi kalkıyorum. Kahvaltımı edip, duşumu alıp giyiniyorum ve masama oturuyorum. Birkaç dakika boyunca o gün neler yapmam gerektiğini düşünüyorum. İşlerimi öncelik sırasına koyuyorum. Yaklaşık olarak akşam saat 8'e kadar çalışıyorum. Yoğunluğuma ve yaptığım işe göre göre bazen daha geç de kalabiliyorum. İşimi evden yaptığım için çok şanslıyım.

Çok fazla çalıştığımı biliyorum ve bazen kendimi de sıkıntıya sokuyorum ama ben buyum ve bir iş yapıyorsam, onu olabilecek en iyi şekilde yapmak isterim.

Leeds Sanat ve Tasarım Okulu'na girdiniz, sonrasında da Buckinghamshire Chilterns Üniversitesi'nde okudunuz. Bunca yıllık eğitimin ardından, sanatın öğretilebilen bir kavram olduğunu düşünüyor musunuz?

Ben sanatın gerçekten öğretilebileceğini düşünmüyorum. İstediğiniz kadar dinleyebilir veya okuyabilirsiniz fakat bence başlayacak bir şey olmalı. Kendimi hatırladığım günden beri çiziyorum. Okulda ise öğretim görevlilerinin rehberliğinde sadece fikirlerini farklı ve en uygun şekillerde uygulama yöntemlerini öğrenirsin.

Eserlerinizi birçok sergide ve gösteride sanatseverlerle paylaşma imkanı buldunuz. Sınırsız bir bütçeniz olsaydı, çalışmalarınızı nasıl sunmayı tercih ederdiniz?

Sınırsız bir bütçem olsaydı, çalışmalarımı buzlu cam gibi bir şeyin içine gömer, ayrıca farklı bir katman olarak da üzerine hafifçe ofset baskı yaptırırdım. (Sadece mm'nin ofseti...) Sonra onları, hafif aydınlatılmış bir galeride arkalarından ışık vererek sergilerdim.

Birçok sergide çalışmaları yer almış, sayısız dergi ve kitapta eserleri yayımlanmış, büyük ve özel müşterilerle çalışma imkanı bulmuş, yetenekli ve tanınan bir grafik tasarımcısınız. Bizler bütün bunları, Si Scott'un mutlu bir yaşamı olduğu yönünde ipuçları olarak görüyoruz. Ne dersiniz? Kendinizi hedeflerine ulaşmış biri olarak görüyor musunuz?

Ben, ürettiğim hiçbir şeyden %100 mutlu veya hoşnut olmam. Daima daha iyisini yapmak için çaba gösteririm ve bu bazen çok fazla strese neden olur. Bence bir tasarımcı, arkasına yaslanır ve "İşte bu" derse, geriye yapacak bir şey kalmaz. Her şeyi başardığınızı hissederseniz daha fazla nereye gidebilirsiniz?

Müzikle yakından ilgilendiğinizi ve hayalinizdeki işlerden birinin de müzik için görsel malzeme yaratmak olduğunu biliyoruz. Video klip çekmek için sadece bir şansınız olsaydı, hangi sanatçı veya grubun hangi şarkısını görselleştirmek isterdiniz?

Kesinlikle Interpol grubunun bir videosunu yönetmek isterdim. Şarkı olarak da "Obstacle 1" diyebilirim. Grup ile takıntı derecesinde bir bağlılığım var ve o şarkıyı çok severim. Bir şey olup da hayatta dinleyeceğim son şarkı sorulsa onu seçerim!

Sinemayla ilgileniyor musunuz? Hangi filmleri ve yönetmenleri görsel açıdan kendinize daha yakın buluyorsunuz?

Film seyretmeye bayılırım. Müziğin yanında DVD'lere de çok para harcıyorum. Son olarak Şark Vaadleri ("Eastern Promises") filmini izledim ve çok beğendim. Bence "Şiddetin Tarihçesi"nden ("A History of Violence") daha iyiydi. İzleyiciyi konu anlamında zaman zaman rahatsız eden ve düşündüren cesur filmlerden hoşlanıyorum. Anton Corbijn'in işlerine hayranım. "Control" tek kelimeyle harikaydı. Görüntüsü ve kurgusuyla beni benden aldı.

Tarihten bazı sanatçılarla yemek masanızı paylaşma şansınız olsaydı, kimleri davet eder ve onlarla neler konuşurdunuz?

Neden olduğunu bilmiyorum ama, sanırım Andy Warhol'u davet ederdim. Onunla sohbet etmek ve onu dinlemek eğlenceli olurdu.

Bak Dergisi'nin eski sayılarından birinin konusu "2050" idi. Bu size neyi ifade ediyor? 2050 yılını düşündüğünüzde dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Gelecek beni ürkütüyor ve 2050 yılını görme şansım pek olmadığı için kendimi iyi hissediyorum. Savaş, terör ve küresel ısınma gibi şeylerle dünya gidiyor... Biraz iğrenç gelebilir ama, dürüst olmak gerekirse, bir şeylerin iyiye gitmesi için artık çok geç. Her şey kötüye gidiyor. Nerede duyduğumu hatırlamıyorum ama, şu söz aklıma kazınmıştır; "Eğer tanrı varsa, bizi birbirimize yaptıklarımız için affedecek mi? Şimdi farkettim. Tanrı bu yeri terkedeli çok oluyor."

Bu, insanlık olarak geldiğimiz noktayı çok iyi özetliyor.

"Babam her zaman şöyle derdi; 'Kendin için çalışabilmek varken neden başkası için çalışasın?' Bu görüş aklıma kazındı ve bugüne kadarki yaşamımda etkili oldu."

- Si Scott / Bak 11
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder