Bak Dergisi'ni Facebook'tan da Takip Edin!
Facebook'ta Bak'ın hayranı olabilir veya Bak Dergisi grubuna katılabilirsiniz!

interviews

Ara:
Sayı Seç:
Bak | 01 Röportajları
Sizinle de röportaj yapmamızı ister misiniz? Bize ulaşın.

rastgele

rastgele
Can Tuncer
3D Sanatçısı { www.cgcan.com }
Can Tuncer

Üç boyutlu görselleştirme alanına ilk adımınızı nasıl attınız? O dünyanın havasını solumaya başladığınız ilk dönemlerde büyük hedefler belirlemiş miydiniz?

3B ile ilk tanışmam Amiga 1200'de Imagine 3D programıyla oldu. 3B'nin sunduğu olanakları görünce çok etkilenmiştim. Uzun yıllar hobi olarak uğraşmaya devam ettim ve kendimi modelleme alanında geliştirdim. Üniversitede okuduğum dönemlerde serbest çalıştım, profesyonel anlamda kariyerime ise 2003 senesinde İngiltere'de başladım. 2004'te WetaDigital'dan teklif aldım ve King Kong filminde görev aldım.

Üç boyutlu görselleştirmenin hangi alanlarında uzmanlaştınız?

Modelleme ve texture (kaplama) konularında daha ağırlıklı çalışıyorum.

Karakter çalışmalarınızda hayal dünyasından da etkilendiğiniz gözlemleniyor. Fantastik romanlarla ilgilendiğinizi ve favorinizin Yüzüklerin Efendisi olduğunu da 3D Station ile yaptığınız röportajdan biliyoruz. Bu büyülü romanın beyazperdedeki yansımasına nasıl bakıyorsunuz? Romanı okurken gözünüzde canlandırdıklarınızı filmde ne ölçüde bulabildiniz?

Filmin sanat yönetimi ve teknik efektler açısından yapılabilecek en iyi şekilde yapıldığına inanıyorum. Kitapları okuduktan sonra beyazperdede gördüğümde hayal kırıklığı yaşamadım, aksine izlerken de görsellik ve sürükleyicilik açısından büyük keyif aldım ve başarılı buldum.

Olay yaratan ve izleyici rekorları kıran Yüzüklerin Efendisi serisinin yönetmen sandalyesinde Peter Jackson oturuyordu. Bu cesur adam, kısa süre sonra sinema tarihinin en pahalı 6. filmiyle yeniden gündeme geldi ve King Kong'u baştan yarattı. Ve bu dev projede siz de yer alma şansı buldunuz. Peter Jackson'la tanışma firsatınız oldu mu? Kendisi görselleştirme çalışmalarıyla bizzat ilgilendi mi?

Siz de tahmin edebilirsiniz ki, Weta çok büyük bir şirket, bizlerin çalıştığı dijital departman bile tek başına 500 kişilik bir kadroyu barındırıyor. Toplantıların bazılarına kendisi de katıldı. İş konusunda bire bir karşılıklı bir diyaloğum olmadı ama New York şehrinin setinde 'Kong Crew' için yapılan büyük partide tanışma fırsatımız oldu. Kendisi görselleştirme çalışmalarına her zaman birebir yorumlarıyla katkıda bulundu.

8 insan boyundaki bu dev yaratığın modellenmesi icin çalışan ekipten söz eder misiniz? Sizin bu çalışmadaki asıl görevinizi öğrenebilir miyiz? King Kong modelinin hangi bölümlerinde emeğiniz var?

Kong'un modelleme sürecinde tek bir kişi çalıştı, ben dahil bir kaç kişi de ufak tefek yardımlarda bulunduk. Ben ayak bölgesinin detaylandırılmasında çalıştım.

Böylesine popüler bir organizasyonun parçası olmak nasıl bir duygu?

Kendi yaptiginiz isleri beyaz perdede izlemek gercekten heyecan verici bir duygu. Hele yaptığım işin kalıcı olacağını ve bu islerin tum dunyada izlenilecek oldugunu bilmek cok gurur veriyor. Bir de Turk olunca insan!

Sinema filmleri, büyük organizasyonlar ve uyumlu birliktelikler gerektiriyor. Görselleştirme alanında emek veren onlarca, hatta yüzlerce sanatçının bir arada uyum içinde çalışması nasıl sağlanıyor? Proje süresince bo yönde herhangi bir sorun yaşadınız mı?

Çalıştığınız ortam, yüzlerce kişinin kendini göstermek için uğraştığı bir yer. Mutlaka çekişme ve rekabet de görülüyor.

Onun dışında bütün bu ekibin son teslim tarihleri, toplantı saatleri, revizyonları ve notlarını tutan kişiler de yapım koordinatörleridir. Yani verimli çalışabilmemiz için gerekli tüm koşullar düşünülmüş ve görev dağılımı yapılmıştı. Bunun için işler departmanlara ayrılmış ve tüm departmanlar birbirine bağlı olarak çalışmaktaydı.

Bugüne kadar izledikleriniz arasında görsel efektlerinden en çok etkilendiğiniz filmi ve görsel anlayış bakımından kendinize en yakın bulduğunuz film yönetmeninin adını bizimle paylaşır mısınız?

Star Wars serisinin son filmi olan Revenge of the Sith son dönemde görsel açıdan en çok hoşuma giden filmlerden biri. Yönetmen olarak da Steven Spielberg ve David Fincher'ı beğeniyorum.

Dünyada önemli yerlere gelmiş sanatçıların ve sinemacıların başarı öykülerini sıkça okuyoruz. Büyük düşüşlerin ardından gözalıcı yükselişlerle alanlarında zirveye ulaşabiliyorlar. Bir yönetmen adayının; THX1138 filmiyle yapım şirketinin tepkisini çeken ve güvenini yitiren George Lucas'ın Yıldız Savaşları serisiyle yakaladığı inanılmaz başarıya hayranlık duymaması mümkün değil. Sizin böylesine etkilendiğiniz bir sanatçı veya başarı öyküsü var mı?

Benim için özel bir kişi ya da kişiler yok ama şu anda geldikleri yerlere sıfırdan gelen insanlara hayranlık ve saygı duymamak mümkün değil. Bu öykülerde başarı kadar; sosyal çevre, şans, hatta bulunduğunuz ülkenin sosyal ve ekonomik durumunun da etkeni olduğunu düşünüyorum.

Kariyerinize sinema sektörünün bir parçası olarak devam etmeyi mi düşünüyorsunuz, yoksa reklam sektörü veya farklı kişisel çalışmalarınızla mı var olmayı tercih edersiniz?

Film sektörü ve bilgisayar oyunları beni en çok heyecanlandıran iki alan, ayrıca proje ve yapılan işin çokluğu, büyüklüğü ve ses getirmesi açısından düşünüldüğünde, portfolyomu ve kendimi daha da geliştirebilmem açısından çalışmak için tercih ettiğim alanlar.

Elinizde sınırsız bir bütçe olduğunu ve yönetmenden oyuncuya kadar dilediğiniz her isimle anlaşabileceğinizi hayal edin. Nasıl bir film yaratırdınız? (Yoksa filmden vazgeçip sınırsız bütçenizle farklı bir rüyayı mı hayata geçirirdiniz? :)

Matrix filmine bir pre-sequel çekmek isterdim.

Şöhreti önemser misiniz? Bir gününüzü sanat ve gösteri dünyasının ünlü isimlerinden biri olarak geçirme şansınız olsaydı kimi seçerdiniz?

Tam olarak şöhreti değil ama işimde ne yapıyorsam en iyi olmayı fazlasıyla önemserim ve bunun için ne kadar fazla çalışmam gerekiyorsa zamanım elverdiğince yaparım. Zaten bunun da şöhreti getireceğine inanıyorum. O açıdan Gerge Lucas’ın yerinde bir gün geçirip prödüksiyonda işlere o gün süpervize etmek isterdim.

Bak Dergisi'nde ilk sayının temasını "Yanlış" olarak belirledik. Sizin için bu sözcük neleri ifade ediyor? Bize, ülkenizdeki, dünyadaki, hayatınızdaki, çevrenizdeki ve sektörünüzdeki yanlışlardan söz eder misiniz?

Yanlış çok kişisel, bireye göre değişken ve göreceli bir kavram aslında. Kişisel haklarımıza ve çıkarlarımıza ters gelen bu kavram başkalarına doğru gelebilir ve görünebilir. O açıdan kişisel olarak kendimle ve başalarına karşı cok hoşgörülüyüm bu aralar galiba şu anda bana çok yanlış gelen bişey gelmedi aklıma. Hele 1.5 sene vatan hasreti çekince ülkemizdeki bazı yanlışlar sevimli geliyor şimdi.

Sorularınıza teşekkür ederim. Cevaplarken bol bol düşünme imkanım da oldu. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

"3D ile ilk tanışmam Amiga1200'de Imagine3D programı ile oldu. 3D'nin sunduğu olanakları görünce çok etkilenmiştim."

- Can Tuncer / Bak 01
  • * maks. 200 karakter
  • Gönder